|
TÜRKÇE KUR’AN MEALLERİNDE “MİN” HARFİNİN AKTARIM PROBLEMİ
Gıyasettin ARSLAN
Kutsal metinler,
insanlara hitap ederler; bunun için onlar insanların
anlayacakları dilden konuşurlar. Bunun en güzel örneği
Kur’an-ı Kerim’dir. Nitekim o, bu yargının altını
önemle çizer. Esasen dil o kadar önemlidir ki, onu
ilk
ve olgun
şekliyle öğretimini bizzat yüce yaratıcı üstlenmiştir.
Çünkü dil, her yönüyle son derece hassas ve
incelikleri olan, aynı zamanda yaratıcının da
kullandığı en kadim fenomenlerden biridir.
Dilin
hassas/sanatsal inceliklerinden biri de şüphesiz
harflerdir. Hemen hemen her dilde -özellikle de Arapça’da-
harfler, linguistik öğeler içinde mühim bir yer
tutarlar. Bu harflerden birisi de “harf-i cer”
ailesinden addedilen
(min) harfidir.
İşte
bu çalışmada biz (min) harfinin dilsel fonksiyonu
ile onun Kur’an-ı Kerim’de yüklendiği kimi
anlamları ve bunların Türkçe tercümelere ve
meallere aktarımını incelemeye çalışacağız.
Bilindiği
gibi Arapça’da
(min)
harfi, birbirinden farklı anlamlarda kullanılmaktadır.
Onun mekân ve zaman için başlangıç zarfı, bir şeyin
bütününden bir bölüm/ba’ziyet, bir eylemde
sebep bildirme, herhangi bir ifadede beyan ve tefsir görevi
yapma, bazı harf ve edatlarla -(ba) (‘alâ) (fî)
(‘an) (‘inde) gibi- eş anlamlı olarak
kullanılması gibi fonksiyonları ilk akla gelen
hususlardır. Bazen de
(min)
harfi te’kid ve sıla anlamında da kullanılmaktadır.
Bu
bağlamda (min)
harfinin geçtiği bazı ayetlerde üstlendiği kimi
fonksiyonları temel kaynaklardan tespit ettikten
sonra (min)
harfinin bu ayetlerde hangi anlamda kullanıldığını
ve Türkçe’ye aktarımda bu anlamların hedef dile
hakkıyla, diğer bir ifadeyle öz anlamını
koruyarak taşınıp taşınmadığı hususunu araştırdık.
Bunun için otuza yakın Türkçe meale başvurduk. Türkçe
mealin ilgili kısmını olduğu gibi alıntılayarak
aldık ve kısa değerlendirmesini de yaparak bir
sonuca gitmeye çalıştık. Değerlendirmede iki önemli
nokta üzerinde durduk: Birincisi
(min)
harfinin, kaynak dilden hedef dile aktarılırken ayet
içerisinde yüklendiği anlamları korunmuş mu? İkincisi,
kaynak dildeki anlamın (korunan şekliyle) Türkçe’ye
aktarımında Türk dilinin gramer, edebiyat ve
selikasına uyulmuş mu?
Bütün bunları
incelerken son derece objektif olmaya da çalıştık.
Mealleri
hazırlayanların isimlerini
ilk geçtiği yerde tam, sonraki referanslarda kısaltarak
sadece mütercimin soyadı ile gösterdik. Söz konusu
meallerin hemen hepsinin
başında isim olarak “Kur’an-ı Kerim”, “Meali” “Anlamı” ve “Tercümesi”
gibi birbirine benzer ortak kelimeler
bulunduğundan bunları tanıtım dip notunda tekrar
tekrar zikretme gereği duymadık. Ayetlerin hemen altında
yer alan tam mealler ise “Mürşid 3.0” programına
aittir.
Bu programın kullanılması tamamen pratik olmasındandır.
Tercih ettiğimiz mealler ve gerekçelerini ise her örneğin
sonunda verdik.
|