|
İSLÂM TARİHİNİN İLK DÖRT ASRINDA KURUMSAL İŞ BİRLİKTELİĞİNE BİR ÖRNEK: MUHTESİB-POLİS DAYANIŞMASI
Metin YILMAZ
Devlet kurumları, tarihsel süreçte derinlemesine
tetkik edildiğinde müesseseleşme aşamasında her
teşkilâtın birbiri ile temas içerisinde olduğu gözlemlenecektir.
Zira bu durum devlet örgütlenmesinin vazgeçilmez
tezahürüdür. Modern dünyada dahi devlet
birimlerinin yakın işbirliği göz önüne alındığında,
kurumsallaşma geleneği zamanla ortaya çıkan ve
uzunca bir dönem varlılarını sürdüren geçmiş
medeniyetlerdeki müesseselerin kendi bünyelerinde
girift ilişkiler ağı oluşturmalarını doğal karşılamak
gerekir. Örneğin emniyet, maliye, eğitim, sağlık
vb. kurumlar arasında mutlak bir irtibat söz
konusudur. Ancak bu iş birlikteliği ve dayanışma
bazı kurumlarda daha iç içelik arz etmektedir.
İslâm
tarihinin başlangıcı ile birlikte dinî naslara
dayalı olarak ortaya çıkan ihtisab kurumu ile daha
sonraları örgütlü devlet yapılanmasının gereği
olarak tarih sahnesinde yerini alan polis teşkilâtı
arasında söz konusu bu karmaşık yapıyı gözlemlemek
mümkündür. İki kurum arasındaki benzerlikleri ve
ayrışmaları, kurumların görev sahasını tespit
etmek, icra ettikleri fonksiyonların algılanmasına
yardımcı olacaktır. Ancak incelediğimiz hicrî ilk
dört asırda, özellikle kurumların ilk ortaya çıkış
dönemlerinde bugünkü anlamda derinlemesine bir mütehassıslaşma
bilincinin söz konusu olmadığını göz ardı
etmemeliyiz.
Arapça’da
saymak, hesap etmek, yeterli olmak
anlamında hasb kökünden
türeyen ihtisâb,
kelime anlamı olarak, sevap ummak,
tecrübe etmek,
inkâr etmek,
zanda bulunmak,
hazırlanmak anlamına gelmektedir.
Hisbe ise, ihtisâb
mastarından isimdir.
Günümüzde, vazife ve salâhiyetlerini yalnız bir müessesede
toplayamayacağımız hisbe,
ıstılahî olarak, emr-i
bi’l-ma’rûf nehy-i ‘ani’l-münker (iyiliği
emretme, kötülükten sakındırma)
çerçevesinde kamu düzenini koruma faaliyetlerini ve
bunu sağlamayı kendine vazife edinmiş olan kurumu
ifade etmektedir.
Bu işle görevli memura da muhtesib
denmektedir.
|