|
ABDULLAH B. MES’ÛD’UN HANEFÎ MEZHEBİNİN OLUŞUMUNDAKİ ROLÜ -Bir Genel Kabulün Buhârî ve Müslim Rivâyetleri Çerçevesinde Gözden Geçirilmesi-
Ahmet YAMAN
Müslüman ilim geleneğinde, “gelenek”
kelimesinin de ima ettiği üzere, ana kaynağa doğru
müteselsil bir bilgilenme ve kültürlenme ağı
mevcuttur. Pozitifi, tabiîsi ve insanîsiyle esasen bütün
ilimler için söz konusu olan bu ağ, dînî içerik
taşıyan ilimlerde ve özellikle de fıkıhta daha
barizdir. Zira hiçbir zaman tam anlamıyla bir sosyal
bilim olamayan,
geleneğin varlığı her zaman hissedilen -belki böyle
olması da gereken-
hukukta, hem isim ve kaynak, hem de yöntem
itibariyle ekolleşmeler kaçınılmazdır.
Bunun
böyle olduğunu, fıkıh edebiyatının ilk örnekleri
arasında yer alan eserlerde görmek mümkündür. Sözgelimi
Evzâî (v. 157/774) “Bu, ilim ehlinin kabul ettiği
ve imamların uyguladığı görüştür” cümlesiyle;
Ebû Yûsuf (v. 182/798), sevk ettiği bazı hükümlerden
sonra belli bir isim telâffuz etmeden “”Kendilerine
yetiştiğimiz âlimlerimizin ortak görüşüne göre”,
bizim imamlarımız”,
“bizim fakihlerimiz”, “Müslümanların
önceki imamları” diyerek o hükmü bir geleneğe
nispet etmekte;
veya “Bizden öncekilerden/seleften böyle bir şey
nakledilmemiştir” diyerek
nefyetmekte; aynı şeyi Muhammed eş-Şeybânî (v.
189/805) “Bizim tercih ettiğimiz uygulama budur,
nitekim Ebû Hanîfe’nin görüşü de bu doğrultudadır”
cümlesiyle;
Mâlik b. Enes (v. 179/795) ise “Bizim aramızda
ittifak edilen hükme göre” ve “Kendilerine
yetiştiğim âlimlerin uyguladıkları hükme göre”
ifadesiyle
göstermektedir.
Bu
genel zaviyeden bakıldığında, Hanefî mezhebinin
kurucu imamı Ebû Hanîfe’nin yetiştiği fıkıh
ortamı ve geleneği, Irak yahut daha özel bir
isimlendirmeyle Kûfe Mektebi olarak bilinmekte
ve silsilenin en başında ağırlıklı olarak
Abdullah b. Mes’ûd’un bulunduğu söylenmektedir.
Bu
araştırma, işte bu genel kabulü, Abdullah b.
Mes’ûd’un, Buhârî (v. 256/869) ve Müslim’in
(v. 261/874) Sahîh’lerinde yer alan ahkâma
dair rivâyetlerinin Hanefî mezhebinde ne ölçüde
kaynak olarak alındığına dikkati çekerek
sorgulayacaktır.
|