|
GELENEKSEL ALEVÎLİKTE EHL-İ BEYT ANLAYIŞI -Tokat Yöresi Örneği-
Cenksu ÜÇER
Bu makalede, isminden de anlaşılacağı gibi, Tokat
bölgesinde yapılan alan araştırmasında elde
edilen verilerden hareketle, Geleneksel Alevîlik’teki
Ehl-i beyt anlayışı ele alınacaktır.
Konunun ele alınışı hakkında birkaç noktaya işaret
etmekte fayda vardır:
Öncelikle
bu makalenin, Ehl-i beyt’le ilgili özel sayı
çıkaracak bir dergi için kaleme alınmış olmasından
dolayı, -müstakil makalelerin bulunacağı düşüncesinden
hareketle- Ehl-i beyt kavramı hakkında detaylı
bir tahlil yapılmadığı gibi kavramın tarihsel süreçte
kazandığı anlamlar üzerinde de ayrıntılı olarak
durulmamıştır.
Bu
çalışma ile ilgili zikredilmesi gereken ikinci bir
husus, mülâkat metoduyla elde edilen veriler
“esas” alınmış olup, bu yolla elde edilen
veriler, Alevîliğin temel kaynakları olarak kabul
edilen, tarikat edeb ve erkânından bahseden Makâlât,
Buyruklar vb. eserler;
ilham ve keşf ile söylendikleri kabulünden
hareketle Alevîlik için birinci derecede bilgi kaynağı
olarak benimsenen yedi ulu ozan
ve diğer şairlerin deyişleri ve Alevîlik hakkında
kaleme alınan güncel eserlerdeki bilgilerle
desteklenmek suretiyle Geleneksel Alevîlik’teki Ehl-i
beyt anlayışı hakkında bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır.
Öte
yandan, Alevîlik denince ne kastettiğimizi ortaya
koymak gerekmektedir. Yaptığımız alan araştırmasında
Tokat bölgesinde Alevîler arasında epistemolojik
kabuller açısından iki farklı yaklaşımın
sergilendiği tespit edilmiştir. Buna göre, bir grup
ilham ve keşfi bilgi kaynağı olarak kabul ederken;
özellikle genç kuşaktan oluşan diğer grup böyle
bir kabule sahip değildir. İlham ve keşfi bilgi
kaynağı olarak kabul eden ilk grubun temsil ettiği
Alevîlik, burada Geleneksel Alevîlik olarak
isimlendirilmiştir. Bu makalede Alevîlik kelimesi
kullanıldığında, ilham ve keşf merkezli
Geleneksel Alevîliğin kastedildiği ifade
edilmelidir.
Tokat
bölgesindeki Geleneksel Alevîliğin ne olduğuna
gelince, alanda elde edilen veriler, kendisini İslâmiyet
içerisinde gören Alevîliğin, birbirinden farklı
inançları benimseyebilen,
dînî hayatlarını daha çok tasavvufî kalıplar içerisinde
şekillendiren ve varlıklarını farklı merkezlere
bağlı olarak sürdüren gruplar için bir üst
kimlik
olduğunu ortaya koymaktadır. Kendi aralarında metbu
ocak
olarak bilinen ana ocak ya da baş ocaklar etrafında
toplanan ve bu ana ocağa bağlı alt ocaklar oluşturan
bu zümreler, bağlı oldukları ocaklara göre bir
yapılanma ortaya koymuşlardır. Nitekim, bölgede
Alevîler’in bağlı oldukları bu ana ocaklara göre
isimlendirildikleri görülmektedir.
Bu durumda, elde edilen veriler doğrultusunda, inanç
esasları da göz önünde bulundurulup, dînî
hayatlarındaki hakim karakter olan tasavvufî yön
dikkate alınarak bir çerçeve çizilecek olursa Alevîlik,
inanç esasları noktasında farklı kabul ve
yorumlarda bulunmakla beraber büyük oranda temel İslamî
inançları benimseyip bunları Hakk-Muhammed-Ali üçlemesiyle
formüle eden, Ehl-i beyt merkezli bir dünya ve
ahiret görüşünü benimseyen, diğer gruplarla özellikle
öteki olarak kabul ettikleri ile ilişkilerinde
tevellâ ve teberrâyı temel prensip olarak gören,
ilham ve keşfi birinci derecede bilgi kaynağı
olarak kabul eden, eline-diline-beline sahip olmayı
temel ahlâkî ilke olarak benimseyen, soya (ocaklara)
dayalı tarikatlardan oluşan gruplar bütünü için
bir üst kimlik veya bir şemsiye kavram ya da bir
ortak üst addır.
Soya
dayalı tarikatlar
olarak dinî hayatlarını sürdüren ve bütün kabul
ve uygulamalarını tasavvufî kalıplar içerisinde
ifade eden Alevîlik’te, yukarıdaki tanımda görüldüğü
üzere Ehl-i beyt inancı, Hakk-Muhammed-Ali
inancıyla beraber en önemli yeri tutmaktadır.
Nitekim, Alevîlik’te, yaratılış, ilham ve keşf,
velâyet, mehdîlik, tarikat silsilesi, dedelerin
seyyidliği, tevellâ-teberrâ, şefaat ve ahiretle
ilgili bazı kabuller gibi Alevîliğe ana karakterini
kazandıran pekçok konu Ehl-i beyt inancı ile
bağlantılı olarak şekillendirilmiştir. Bu da Ehl-i
beyt’in Alevîlik için ne kadar önemli bir kavram
olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim bu makalede,
Alevîlik’teki Ehl-i beyt anlayışı;
kelimenin, sözlük ve ıstılah anlamı ve kavramın
tarihsel süreci genel hatlarıyla verildikten sonra,
Alevîlik’te bu kavramla bağlantılı olarak ele alınan
Ehl-i beyt ruhu, Oniki İmam, tevellâ ve teberrâ,
velâyet, silsile, seyyidlik vb. unsurların işlenmesiyle
ortaya konulacaktır.
|