ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Habil Nazlıgül: HADİSLERİN KAYNAK DEĞERİNİ TESPİTTE İÇTİHAT TARTIŞMALARI: TARİHSEL BİR PERSPEKTİF
Hakkı Şah Yasdıman: YAHUDİLİĞİN ERKEN DÖNEMLERİNDEKİ ÖRTÜNME GELENEĞİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
İbrahim Hilmi Karslı: KUR’AN’IN GÜZELLİK FENOMENİNE YAKLAŞIMI
Halil İbrahim Bulut - Özkan Gül: İMÂMİYYE ŞÎA’SINDA İLMU’L-İMÂM İNANCI
H. Ahmet Özdemir: MOĞOL İSTİLÂSIYLA İLGİLİ ÇİN KAYNAKLARI VE SI SHI KI’YE GÖRE HÜLÂGÛ’NUN BATI SEFERİ
Şahin Efil: EVRENİN FİZİKSEL VE METAFİZİKSEL BOYUTUNA İLİŞKİN BİR DENEME -BİR KUR’AN TERİMİNİN BİLİMSEL VE FELSEFÎ AÇILIMI: EMR-
Adem Apak: HZ. ALİ’NİN İLK DÖNEM SİYASİ HADİSELERDEKİ ROLÜ
Mustafa Alıcı: DİNLER TARİHİ DİSİPLİNİNİN DİNLERARASI DİYALOĞUN TEORİK ÇATISINA KATKILARI
Salih Çift: GAZZALÎ ÖNCESİ MUTASAVVIFLARIN HZ. ALİ VE EHL-İ BEYT’LE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ
Recep Ardoğan: KELÂMCILARA GÖRE ZARÛRÎLİK YA DA NAZARÎLİK YÖNÜYLE MARİFETULLAH
Harvey Cox Çeviri: Ali Köse: PİYASA TANRISI
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Halit Çalış: KADINLARIN CUMA NAMAZI YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Fethi Ahmet Polat: TEFSİR ANA BİLİM DALI LİSANSÜSTÜ SEMİNER VE TEZLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR VE YAZIM İLKELERİ ÜZERİNE

 
NOSTALJİ:

Ahmet Önkal: İSLÂM TARİHÇİLİĞİNDE TARAFSIZLIK PROBLEMİ

  makaleler


PİYASA TANRISI

Harvey COX - Çeviren: Ali KÖSE

Birkaç yıl önce bir arkadaşım şöyle bir öneride bulunmuştu: “Eğer dünyada neler olup bittiğini anlamak istiyorsan, gazetelerin ekonomi sayfalarını okumalısın.” Hayatı boyunca din üzerine çalışan, fakat başka alanlarda da ufkunu genişletmeye çalışan birisiydim. Bu nedenle arkadaşımın tavsiyesini tutmaya karar verdim. Ama içimde bu sayfaları okurken birçok yeni kavramla karşılaşacağım ve okuduklarımı anlamayacağım gibi bir endişe vardı. Ama hiç de öyle olmadı ve tüm gördüklerim sanki tanıdık şeylerdi.

Hiç bilmediğim ve keşfetmem gereken bir alanla karşılaşmayı umarken, sanki bütün bunları daha önceden biliyormuşum hissini veren bir duygu oluştu içimde. Newsweek ve Time dergilerinin ekonomi sayfaları, ya da Wall Street Journal’ın tüm satırları sanki Tevrat’taki Tekvin bölümünü, İncil’deki Aziz Pavlus’un Korintoslular’a Mektup’unu veya Aziz Augustine’in Tanrı’nın Şehri[1] kitabını çağrıştırıyordu. Pazar reformlarını, para politikasını ve borsanın iniş çıkışlarını tanımlayan ifadeler, sanki insanlık tarihinin içsel anlamını anlatan o “büyük öykü”yü söylüyor, “işlerin neden yanlış gittiğini” ve “bunları nasıl düzeltmek gerektiğini” fısıldıyordu. Bütün bunlar teoloji dilindeki “yaratılış mitolojisi”, “cennetten kovuluş efsanesi” ve “kefaret doktrini”ne benziyordu. Sanki teoloji ekonomi sayfalarında tebdili kıyafetle takdim ediliyordu: “Servetin yaratılış hikayesi”, “devletçiliğin dayanılmaz ayartıcılığı”, “meçhul ekonomik devrana esaret” ve en sonunda da “serbest piyasayla gelen selamet” vardı bu sayfalarda. Tabii özellikle Doğu Asya ekonomileri için önerilen hafif dozlu bir kutsal kemer sıkma fetvası da yerini bulmuştu bunlar arasında.

Kendini ekonomiye adamış uzmanlar Doğu Asya ekonomik krizini tahlil ediyorlardı. Onlara göre Doğu Asya, serbest piyasa inançlarından sapmış, yanlış bir yola girmişti. Doğu Asya artık eskimiş olan ve etnik temele dayanan devletçi kapitalizmi uygulamış, serbest piyasa ekonomisinin âmentü şartlarını yerine getirmemişti. Doğu Asya’nın mali panikleri, Rusya’nın borçlarını ödeyemez hale gelmesi, Brezilya’nın ekonomik dengesizliği ve en sonunda ABD borsasının 1.5 trilyon dolarlık batağı, bir anlığına da olsa, bu yeni dine imanı sarsmıştı. Ama zaten müminlerin imanı bu tür sıkıntılarla imtihan edilir ve sonuçta imanları daha da kuvvetlenirdi. Bu defa da öyle olmuş ve serbest Piyasa Tanrısı (Market God) bu kriz döneminden daha da güçlenerek çıkmıştı. Bu Tanrı, yokluğuna işaret eden aleyhteki delillere rağmen birden post-modern bir Tanrı’ya dönüştürülüvermişti. Geçen Kasım ayında Alan Greenspan[2] Amerikan Kongresi’nde bu reforma uğramış âmentünün ihlâl edilmemesi için ant içmişti. Önemli bir yatırım fonu milyonlarca doları batırmış ve bu ekonomik düzene olan inançları sarsmıştı. Bu nedenle de federal hükümetin yeni kanunlar çıkarması yönünde talepler ortaya çıkmıştı. Ama Greenspan dini bütün bir mümindi! Bu tür kanunların ekonomiyi bozacağını ve ekonomik pazarın kendi kendini idare eden mekanizmasından sapılmaması gerektiğini savunmuştu. Gözümüzün önünde olup bitenleri yok saymıştı. Çünkü Aziz Pavlus’un dediği gibi, “gerçek iman, görünmeyen şeylere inanmakla olur”du.

Gerçek hayatı öğrenmek, teoloji dünyası dışında neler olup bittiğini anlamak için okumaya başladığım gazete ve dergilerin ekonomi sayfalarında işte bunlar vardı. Kısa sürede aşina olduğum bu ekonomi-teolojisi o kadar kapsamlıydı ki, şaşırdım kaldım. Kayıplara yönelik rahatlatıcı âyinler, girişimci Azizleri gösteren almanaklar, hatta teologların Eskatoloji (Kıyamet) öğretisine benzeyen “tarihin sonu” öğretisi bile vardı. Merakım giderek artıyordu. Şaşırtıcı şekilde birbirine benzeyen bu doktrinleri sınıflandırmaya başladım ve sonunda sanki teolojinin bu ekonomi sayfalarına iliştirilmiş olduğunu gördüm. Sanki karşımda Thomas Aquinas veya Karl Barth vardı. Sanki küçük düzenlemelerle bir “mızraklı ilmihal”e dönüştürülebilecek türdendi bu sayfalar.


[1] Saint Augustine (354-430), The City of God, trc. Henry Bettenson, London: Penguin Boks, 1984 (çeviren).

[2] ABD Merkez Bankası Başkanı. New Yorklu bir Yahudi aileden gelen Alan Greenspan, ABD’nin ekonomik politikalarındaki en etkin isimlerinden birisi olarak bilinmektedir. Bu nedenle de kendisine “ekonomistlerin ekonomisti” unvanı verilmiştir. 1987 yılından bu yana bu görevi sürdürmektedir. 18 Mayıs 2004’de başkan Bush tarafından bu görevi beşinci dönem yerine getirmek üzere yeniden atanmıştır. Aynı zamanda Ekonomi Danışmanları Konseyi’nin başkanlığını yürütmektedir (çeviren).