ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Habil Nazlıgül: HADİSLERİN KAYNAK DEĞERİNİ TESPİTTE İÇTİHAT TARTIŞMALARI: TARİHSEL BİR PERSPEKTİF
Hakkı Şah Yasdıman: YAHUDİLİĞİN ERKEN DÖNEMLERİNDEKİ ÖRTÜNME GELENEĞİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
İbrahim Hilmi Karslı: KUR’AN’IN GÜZELLİK FENOMENİNE YAKLAŞIMI
Halil İbrahim Bulut - Özkan Gül: İMÂMİYYE ŞÎA’SINDA İLMU’L-İMÂM İNANCI
H. Ahmet Özdemir: MOĞOL İSTİLÂSIYLA İLGİLİ ÇİN KAYNAKLARI VE SI SHI KI’YE GÖRE HÜLÂGÛ’NUN BATI SEFERİ
Şahin Efil: EVRENİN FİZİKSEL VE METAFİZİKSEL BOYUTUNA İLİŞKİN BİR DENEME -BİR KUR’AN TERİMİNİN BİLİMSEL VE FELSEFÎ AÇILIMI: EMR-
Adem Apak: HZ. ALİ’NİN İLK DÖNEM SİYASİ HADİSELERDEKİ ROLÜ
Mustafa Alıcı: DİNLER TARİHİ DİSİPLİNİNİN DİNLERARASI DİYALOĞUN TEORİK ÇATISINA KATKILARI
Salih Çift: GAZZALÎ ÖNCESİ MUTASAVVIFLARIN HZ. ALİ VE EHL-İ BEYT’LE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ
Recep Ardoğan: KELÂMCILARA GÖRE ZARÛRÎLİK YA DA NAZARÎLİK YÖNÜYLE MARİFETULLAH
Harvey Cox Çeviri: Ali Köse: PİYASA TANRISI
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Halit Çalış: KADINLARIN CUMA NAMAZI YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Fethi Ahmet Polat: TEFSİR ANA BİLİM DALI LİSANSÜSTÜ SEMİNER VE TEZLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR VE YAZIM İLKELERİ ÜZERİNE

 
NOSTALJİ:

Ahmet Önkal: İSLÂM TARİHÇİLİĞİNDE TARAFSIZLIK PROBLEMİ

  makaleler


MOĞOL İSTİLÂSIYLA İLGİLİ ÇİN KAYNAKLARI VE SI SHI KI’YE GÖRE HÜLÂGÛ’NUN BATI SEFERİ

H. Ahmet ÖZDEMİR

Moğol istilâsı hakkında bilgi veren tarihi kaynakların büyük kısmı kurulan imparatorluğun kapladığı alanın genişliğiyle orantılı bir çeşitlilik gösterir.[1] İstilâ, Moğollarca zapt ve tahrip edilen bütün ülkelerin tarihçilerince işlenmiştir. Hattâ bazı araştırmacılar Moğol istilâlarının dünya tarih yazıcılığının başlangıcını temsil ettiğini iddia ederler. Bunlara göre dünyadaki belli başlı medeniyetler arasındaki ilk etkileşim süreci bu istilâlar sırasında gerçekleşmiştir.[2] Bu konuda daha ziyade İslâm[3] ve Çin[4], bazen de Ermeni kaynaklarına[5] ve diğer bazı milletlerin tarihlerine[6] müracaat etmek gerekir. Dönemin kaynakları karşılaştırmalı ve eleştirel yaklaşımla yazılmış bir çok çalışmanın konusu olmuştur.[7]

Moğol zulüm ve tahribatını renkli tasvirlerle anlattığı kabul edilen Çinlilerin, Moğollar hakkındaki fikirleri, istilâ ve tahribata uğramış diğer milletlerin tarihlerine kıyasla daha tarafsız sayılmaktadır.[8] Söz konusu görüşü dile getirenlerin tespitlerine göre Çinliler eski kültürlerine olan bağlılıklarına rağmen göçebelerin hal ve tavırlarındaki sadeliği beğenirlerdi.[9] Bu gibi hallerde Çinlilerin Moğollar hakkındaki görüşleri, klasik Avrupa yazarlarının Cermenler ve İskitler hakkındaki görüşlerini hatırlatmaktadır: “Onlarda (Moğollar) en eski çağların hal ve tavırlarının izleri kalmıştır. Onlara yazılı bilgi bırakılmamıştır. Onlar asırlarca kaygısız ve kendi hallerinde yaşamışlardır.”[10]

Çin kaynaklarıyla alakalı bugüne kadar yapılmış en önemli çalışmalardan birinin sahibi olan Bretschneider’ın tespitlerine göre Moğol tarihine dair en eski notlardan meydana gelen Si yu lu (Batı seferi kayıtları) Ye-lü Ch’u ts’ai tarafından kaleme alınmıştır. Cengiz Han’ın görevlilerinden olan Ye-lü Ch’u ts’ai, Cengiz’in 1219-1224 yılları arasında düzenlediği batı seferinde Moğol Hanına eşlik etmişti. Ne yazık ki henüz eserin tamamına ulaşılamamıştır. Bretschneider şans eseri bu önemli kaynağın geniş Çin külliyatı içerisinde yer alan kısa bir özetine rastlamıştır. Onun tespitlerine göre özet, Cengiz’in batı seferine dair diğer kaynaklarda, özellikle Müslüman tarihçilerin eserlerinde zikredilmeyen önemli bilgiler ihtiva etmektedir.[11]


[1] Nitekim bu husus pek çok araştırmacının dikkatini çekmiştir. Mesela bk. Vassiliy Viladimiroviç Barthold, Moğol İstilâsına Kadar Türkistan, (trc. Hakkı Dursun Yıldız), Ankara 1990, s. 39-40; İsenbike Togan, “Çinggis Han ve Moğollar”, Türkler, (ed. H. Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), I-XXX, VIII, s. 235-255, Ankara 2002, VIII, 235.

[2] Bk. S. A. M. Adshead, Central Asia in World History, Bassinngtoke 1993, s. 5, 53.

[3] İslâm kaynakları hakkında bilgi için bk. H. Ahmet Özdemir, Moğol İstilası, Cengiz ve Hülâgû İstilâları, İstanbul 2005.

[4] Yazımızın ilerleyen satırlarında tanıtılacaktır. Si-ma Qian'in adındaki tarihçinin Çincesi "Shiji" olan "Tarihçinin Kayıtları" şeklinde çevirebileceğimiz Çin'deki Han Hanedanı'nı anlatmayı planladığı 130 (yüzotuz) ciltlik M.Ö. 1700’lü yıllardan yaklaşık M.Ö. 100 yılına kadarki tarihi dönemi kapsayan eserinin Çin'deki hanedan tarihçiliğini başlatması ve ondan sonra bir gelenek halinde her hanedanın kendi resmi kayıtlarını oluşturmasına dair bk. http://pc12.soc.metu.edu.tr/bolum/bolum032.htm (30/03/2005).

[5] Ermeni kaynaklarının tanıtım ve tahlilleri için bk. Hrand D. Andreasyan, “Türk Tarihine Ait Ermeni Kaynakları”, İÜEFTD, İstanbul 1949, s. 95-118. Ayrıca bk. Gürsoy Solmaz, “Ermeni Müverrihlerine Göre Moğollar (Edvar Dulaurier Tarafından Asıl Metinden Tercüme Parçaları)”, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, sy. 14 (2000), s. 213-270, Erzurum 2000.

[6] Mesela Rus tarihlerine ve kayıtlarına bakmak gerekir. Rus yıllıklarından öğrendiğimize göre Rus prensler, hattâ grandükler, ülkelerinin işgal ve istilâsını önlemek için Karakurum’a gitmek zorunda kalıyorlardı. Bunlardan Grandük Yaroslav böyle bir yolculuktan dönerken 1246’da Moğol çölünde ölmüştür. Bk. Emil Bretschneider, Medieval resarches from Eastern Asiatic sources : fragments towards the knowledge of the geography and history of Central and Western Asia from the 13th to the 17th century, (ed. Fuat Sezgin), I-II, Frankfurt 1996, I, 5.

[7] M. Chang Chih Yi, “Bibliyography of Books and Articles on Mongolia”, Asian Affairs, c. XXXVII, sy. 3-4, s. 298-330, Germany 1950; Tung-li Yuan, China in Western Literature, Yale University 1958; David Morgan, The Mongols, New York 1986, Denis Sinor, “Notes on Inner Asian Bibliyography-IV, Journal of Asian History, c. XXIII/1, s. 26-79, Wiesbaden 1989; Harriet T. Zurndorfer, China Bibliography: A Research Guide to Reference Works about China Past and Present, Leiden 1995; Béatrice Forbes Manz, “Mongol History Rewritten and Relived”, Revue des mondes musulmans et de la Méditerranée , sy. 89-90 (1997), s. 129-149.

Moğol devri seyyahları ve eserleri dahil M.Ö. 138’den M.S. 1693’e kadar İpek Yolu boyunca seyahat etmiş Çinli gezginlerin seyahatnamelerini bir arada görmek için bk. http://www.silk-road.com/artl/ srtravelbib.html (01/04/2005).

[8] Moğol tarihine farklı dönemlerde farklı gözle bakıldığı bir gerçektir. Önceleri Moğol imparatorluğunun iki ucunda Çin’de ve Rusya’da görülmeye başlayan Moğol karşıtı tavırlar daha sonra Osmanlı tarihi yazımında (başlangıç döneminden sonra) ve Cumhuriyet devrinde kısmen flu tarzda hissedilmiştir. Daha çok Moğol devri tahripkârlığı şeklinde nitelenebilecek bu karşıtlık, XX. yüzyılda çeşitli ülkelerde yaygınlık kazansa da, 1975’lerden sonra tarihçilerin bu dönem hakkındaki görüşlerinde büyük değişimler meydana gelmiştir. Değişimin sebepleri, çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisinde etkin olmalarıyla yeni bir dünya düzeni anlayışının doğması, tarih yazımında “dünya sistemi”nin geçerli bir kavram olarak kullanılması (1974) ile “küreselleşme” kavramının önem kazanması (1986) şeklinde özetlenebilir. Hattâ bu açıdan bakıldığında son zamanlarda İç Asya tarihinin yeni bir dönemlendirmeye tabi tutulmaya çalışıldığı gözlemlenmekte olup bu durum dikkat çekicidir. Cengiz imparatorluğunun Çin’in dağınıklığını birleştirmesine, İç Asya’yı, hattâ Asya ile Avrupa’yı tek bayrak altında toplayarak adeta bir “dünya devleti” oluşturmasına, bu anlamda öncülük etmesine dair değişik değerlendirmeler için bk. Togan, a.y.

[9] Nitekim bu kanaat 1960’larda Çinli bilginler tarafından Cengiz Han’ın seferlerinin insanlık tarihi açısından ilerici bir rol üstlendiği şeklinde düşüncelerle yeniden kendini göstermiştir denilebilir. Bk. Togan, VIII, 236.

[10] Çinlilerin Moğolların ilk çağların izlerini taşıyan bir kavim olmalarına duydukları saygıya Meng Hung’ın gözlemlerini ve hayıflanmasını örnek gösterebiliriz. O, Moğol vahşilerinin hallerinde “eski çağların bozulmamış âdetlerini” gördükten sonra, Çin kültürünün tesiriyle bu sadeliğin bertaraf edildiğine üzülür: “Yazık ki, şu anda hocaları, kendi memleketlerini terk eden King devletinin memurlarıdır. Şimdiki kargaşalıktan (yani sadelikten) çıkmağa başlıyorlar. Tabii (yani gerçek) semavi emirleri ortadan kaldırıyorlar, aşağı bir kurnazlığa meylediyorlar. Ah ne kötü bir hal!” Trudy, IV, 232. (Barthold, s. 40’tan).

[11] Bretschneider, I, 9-24.