ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Servet Bayındır: BANKA MEVDUAT HESAPLARININ İSLÂM HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Mirza Tokpınar: KUR’ÂN’I ANLAMADA HADİSLERDEN YARARLANMANIN GEREKLİLİĞİ ÜZERİNE (el-Bakara Sûresi 286. Ayet Örneği )
Muammer İskenderoğlu: İSLAM VE HIRİSTİYAN DÜŞÜNCESİNDE ÂLEMİN EZELİLİĞİ TARTIŞMALARI ÜZERİNE
Muharrem Kılıç: HUKUKÎ GÖRÜŞ AYRILIKLARI (İHTİLÂF) VE HİLAFA RİAYET (MÜRÂÂTÜ’L-HİLÂF) İLKESİ KONUSUNDA ŞÂTIBÎ’NİN YAKLAŞIMI
Hikmet Akdemir: “KUR’AN-I KERİM VE TÜRKÇESİ” ADLI ÇEVİRİYE DAİR BAZI DEĞERLENDİRMELER
Vejdi Bilgin: GELENEK VE DİN: TÜRKMENİSTAN’IN DİNÎ HAYATINDA GELENEĞİN ROLÜ
Cemal Ağırman: TECRÎD-İ SARÎH’İN İLK ÜÇ CİLDİ BAĞLAMINDA AHMED NAÎM’İN ÇEVİRİ METODU, ŞERHÇİLİĞİ, KAYNAK KULLANIMI VE BAZI GÖRÜŞLERİ
Necmeddin Güney: BİLGİSAYAR ORTAMINDAKİ İSLÂMÎ İLİMLER KONULU ARAPÇA PROGRAM VE CD’LER ÜZERİNE
Muhammed Özdemir: TÜRKİYE’DE İSLÂMÎ TOPLUMSAL DURUM VE CİNSELLİK
Peter Antes Çeviri: Süleyman Turan: AVRUPA’DA İSLÂM
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Adem Efe: EDWARD W. SAİD’İN ORYANTALİZM KİTABINA YİRMİ BEŞ YIL SONRA YENİDEN BAKIŞI

Fikret Karapınar: HAKÎM TİRMİZÎ VE ONA AİT BİR MECMÛ‘A

 
NOSTALJİ:

Hilmi Ziya Ülken: DİN, SANAT VE TARİHÎ MATERYALİZM

  makaleler


HUKUKÎ GÖRÜŞ AYRILIKLARI (İHTİLÂF) VE HİLAFA RİAYET (MÜRÂÂTÜ’L-HİLÂF) İLKESİ KONUSUNDA ŞÂTIBÎ’NİN YAKLAŞIMI

Muharrem KILIÇ

İslâm hukukunun bir bilim dalı ya da disiplin olarak ortaya çıkışı, müctehid hukuk bilginlerinin fıkhî içerime sahip olan vahyî bildirimi (hitabı) anlama, ondan hüküm çıkarma çabaları (fıkıh) ve bu çabanın gerçekleşme süreçlerini belirleme (fıkıh usûlü) şeklinde olmuştur. Bu anlama ve yorumlama (hüküm çıkarma) sürecinde hukuk bilginlerinin farklı metodolojik yaklaşımlara sahip olmaları sonucunda farklı sonuçlara (hükümlere) vardıkları görülmektedir. Nitekim onların ürettikleri bu farklı görüşler (ihtilâf) aslında doktriner anlamda bir hukuk/fıkıh üretimidir. Bu üretim sürecinde ortaya çıkan hukukî görüş ayrılıkları, müctehid fıkıh bilginlerinin ve onlara nispet edilen hukuk ekollerinin metodolojik yaklaşımları doğrultusunda var olmuştur. Bu doğrultuda her bir hukuk ekolüne özgü bir yorum teorisinden (ictihad ve fetva anlayışı) ve hatta bu ekoller içerisinde farklılaşan eğilimlerden söz edebiliriz.[1] Teorik düzeydeki bu farklılaşmanın doğal sonucu kendisini, hukukî görüş ayrılıklarının (ihtilâf) ortaya çıkması ile göstermiştir.

Ortaya çıkan bu görüş ayrılıklarını ifade etmek için kullanılan ‘ihtilâf’ teriminin ‘çekişme, görüş ayrılığı ya da anlaşmazlık’ gibi sözlük anlamlarını içermesi yönüyle negatif bir anlam içeriğine sahip olduğu görülmektedir. Vahyî bildirime (Kur’an ve sünnet) bu genel ve negatif anlam içeriğiyle konu olduğunda ihtilâf, yerilen ve hoş görülmeyen bir olgu olarak takdim edilmiştir. Bunun karşısında ise, birlik olma ve ihtilâflardan kaçınma tavsiye edilmiştir.[2] Ancak olumsuz anlam içerimi ile reddedilen bu türden ihtilâflara dair bildirimlerin bazılarının, toplumsal birlik ve bütünlüğün sağlanmasını temin amacına yönelik birtakım düzenlemeler içerdiği söylenebilir.

‘İhtilâf’ teriminin içerdiği olumsuz anlam doğrultusunda vahyî bildirime konu olarak zemmedilmesi, bazı fıkıh bilginlerince hukukî ihtilâfların da bu bağlamda değerlendirilmesine ve ihtilâfın meşruiyetinin sorgulanmasına yol açmıştır. Ancak çoğunluğun, hukukî düzlemde ortaya çıkan ihtilâfları doğal karşıladığı ya da meşruiyetini kabul ettiği görülmektedir. Hatta, Allah’ın varlığı ve birliği dışında diğer teolojik konular ya da esaslar üzerindeki farklı görüşlerin (ihtilâf) de meşruiyeti genel olarak kabul edilmiştir.[3]

Hukuk teorisinde (fıkıh usûlü) ictihada açık olan alanda (müctehed fîh) hukuk bilginlerinin ortaya çıkan görüş ayrılıklarının sonuçları farklı açılardan ele alınmıştır. Örneğin bu bağlamda ictihadın hükmü çerçevesinde tartışılan konulardan birisi, ictihadî bilginin epistemik değeri (ictihadda hata-isâbet) meselesidir.[4] Yine bu çerçevede tartışılan konulardan bir diğeri de, bu çalışmanın asıl konusunu oluşturan mürââtü’l-hilâf sorunudur. Bu çalışmamızda öncelikle, konumuz açısından iki anahtar kelimeyi oluşturan ‘hilâf’ ve ‘ihtilâf’ kavramlarının anlam alanlarını kısa bir kavramsal çerçevede sunmaya çalışacağız. Daha sonra hukukî ihtilâfların meşruiyeti konusunu, bu bağlamdaki sorgulamanın argümanlarını sunarak ortaya koymaya çabalayacağız. Konumuz özellikle Ebû İshâk eş-Şâtıbî’nin (öl. 790/1388) bu bağlamdaki yaklaşımını ortaya koymayı amaçladığından, daha çok onun ihtilâfın meşruiyetine ilişkin sorgulamasını dayandırdığı delilleri ayrıntısıyla vermeye çalışacağız.

Bunun ardından, delil (asl) türleri açısından diğer ekollere göre, zengin bir birikime sahip olan Mâlikî hukuk ekolünün kaynak teorisinde hilâfa riayet (mürââtü’l-hilâf) ilkesinin ya da delilinin yeri, tanımlanması ve kaynak değeri konularını ele alacağız. Son olarak da, Şâtıbî’nin bu ilkeye yaklaşımını, kendi dönemindeki fıkıh bilginleri ile bu konuda yapmış olduğu tartışmaları da değerlendirmeye çalışacağız.


[1] Tek bir ekol içerisinde birden fazla eğilimin varlığının tipik örneklerinden birisini Mâlikî ekolde görmekteyiz. Mâlikî ekol içerisindeki eğilimler ve temel karakteristikleri konusunda bkz., Çavuşoğlu, Ali Hakan, “Endülüs’te Rey-Hadis Mücadelesi”, İslâmiyât, 7 (2004) sy. 3, s. 59-74.

[2] Bu bağlamda şu ayetlere bakılabilir; Bakara 2/213; Âl-i İmrân, 3/19, 105; Nisâ 4/82; Mâide, 5/48; En’âm 6/164; Şûrâ 42/13; Câsiye 45/17.

[3] Bkz., Özen, Şükrü, “İhtilâf” md., DİA, XXI, 565. Yavuz, Yusuf Şevki, “Ehl-i Bidat”, md., DİA, X, 501-505. Yurdagür, Metin, “Ehl-i Kıble”, md., DİA, X, 515-516.

[4] Bkz., Apaydın, H. Yunus, “İctihad” md., DİA, XXI, 432-445.