Burada,
tarihî materyalizmin pratik sahada ulaştığı müfrit
hedefleri şimdilik bir tarafa bırakarak manevî
kıymetleri kendi mevzularına göre izah tecrübelerini
gözden geçirelim.
Marx,
muhtelif eserlerinde dinin materyalist izahını
yapmaya çalışıyor. Aynı gözle menşeini,
inkişafını ve kendi rivayetine göre yıkılışını
anlatıyor. Ona göre, «din halkın afyonudur.
Dinin tenkidi her türlü tenkidin ilk şartıdır.
İnsan dini yapar, din insanı yapmaz. O, insanî
varlığın fantastik tahakkukudur. Dinin kalkması
onun hakiki saadetinin icabıdır. Mavera’nın
hakikati ortadan kalktıktan sonra, tarihin en büyük
işi yeryüzünün hakikatini kurmaktır. Bu sûretle
ahiretin tenkidi yeryüzünün tenkidi halini alır.
Dinin tenkidi hukukun ve siyasetin tenkidine
istihale eder.» (Contribution â la critique de
la philosophie du droit de Hegel (1844).
«Din,
insanı ruhen fakirleştirir. Bilâkis kültür
kuvvetlendikçe din zayıf düşer. (Engels, La
situation de l'Angletetre, 1844) - «dini, hâkim
olan istihsal ve mübadele tarzına nazaran izah
etmelidir.» (Marx-Engels, Ideologie allemande,
1846) «Dini tetkik için mevcut yegâne ilmî usûl
materyalist usûldür.» (Marx, Capital) çünkü
varlık şuuru tayin eder; iktisadî altyapı
ideolojik üst yapıların ve bu meyanda dinin de
temelidir (K. M., Contr. â la critique d'ec.
politique).
«Dinin
preistorik zengin bir muhtevası vardır. Din
menfi bir ekonomik temele dayanır.» (M. E.,
Etudes phil.) -«Muvazenesiz olan insanın
tembellik şuurudur. (M. Manuscrit econ. et phil.
1844)
Marx’ın
ve tilmizi (öğrencisi) Engels’in din hakkında
muhtelif kitaplarında ileri sürdükleri bu
fikirler onları takip edenler tarafından daima
vecizeler gibi kabul edilmiş ve mahdut etnolojik
verileri bu sûretle tefsire çalışmıştır.
Fakat, bu cüretli iddialar her iki müellif tarafından
bütün devirler ve kavimlerin dinlerine ait yapılmış
hiçbir esaslı tetkike dayanmadığı için bir
nevi prejugé (önyargı) mahiyetinde kalmıştır.
Bu iddialar «sırf din aleyhinde olmak» ve onu kötülemek
gayesiyle yapıldığı için objektif ve ilmî
karakterden tamamen mahrumdur. İlerde bu
fikirlerin nasıl tekzip edildiğine tekrar döneceğiz.[1]