Mezheplerin
oluşumuna birinci derecede etki eden âmil,
nasslara yaklaşımdaki yöntem farklılıkları
ve bunun doğurduğu görüş ayrılıklarıdır.
Söz konusu yaklaşım farklılıklarını akâid,
usul ve furû’ sahalarında görmek mümkündür.
Görüş ayrılığının kapsadığı alanlar ne
kadar az ise mezhepler birbirine o kadar yakın
olmaktadır. Söz konusu alanlar genişledikçe
mezhepler arasındaki mesafe ve polemik de o
oranda artmaktadır. Buna göre, kısmî görüş
ayrılıklarına rağmen, akâid alanındaki
birliktelikleri sebebiyle Sünnî mezhepler tek çatı
altında toplanabilmektedir. Halbuki bunların da
kendi aralarında usul ve furû’ farkı
bulunmaktadır. Şia ile Sünnîler arasındaki
ihtilaf akâid temelli olduğundan bunları aynı
çatı altında toplama imkânı olmamıştır. Söz
konusu mezhepler, furu’da ittifak ettikleri pek
çok hükme rağmen, tarih boyu İslam’ın içinde
iki karşı kutup gibi yollarına devam etmişlerdir.
Bu iki mezhep arasındaki en temel fark, Şia’nın
mezhebi, dinin bir alt kurumu olarak değil de
bizzat din gibi kabul etmesidir. Mezkur mezhebin
anlayışında imâmete ve imamların masumiyetine
iman, imanın temel şartlarından yani âmentü
esaslarındandır.