Devlet,
tarihin ilk dönemlerinden bu yana toplumlar için
vazgeçilmez bir kurum olmuştur. Devletin varlığı,
kamu düzenini sağlama, birlik ve dirlik içinde
yaşama gibi hayatî ve sosyal bir temele
sahiptir.
Devletin
tanımı konusunda birbirinden farklı birçok görüş
öne sürülmüştür. Öyle ki, tarihsel süreç
içerisinde devlet olgusunu sosyolojik bir bakış
açısıyla ele alanlar, onun yöneten- yönetilen
farklılaşması ile oluşmuş bir yönetsel
organizasyon olduğunu belirtmişler, hukukî bakış
açısı ile değerlendirenler de devletin
egemenlik ve şahsiyet vasıflarını haiz soyut
bir varlık olduğunu söylemişler, devletin ön
plana çıkarılan niteliğine göre farklı yaklaşımlarda
bulunmuşlardır.