“Ehlu’s-Sunne
ve’l-Cemâ’a” kavramsallaştırmasının
siyasal, itikâdî, tarihsel, sosyal ve kültürel
temelleri bilinmektedir. “Sünnet ve Cemaat
Mensupları” anlamında bu isim, güçlü ve hâkim
grubun, çoğunluğun desteğini almak, kendi varlık
zeminini sağlamlaştırmak, kendi varlığını
çoğunluk katında geçerli kılmak, kendi
dinsel, sosyal ve siyasal gerçekliğini
desteklemek ve haklılaştırmak, yani meşrûlaştırmak
için üretip icat ettiği bir kavramdır. Ehl-i
Sünnet ve’l-Cemâat işaret etmektedir ki, İslam
toplumunun ana bünyesi veya çoğunluk “Sünnet”
üzere birleşip bütünleşerek “cemaat”i teşkil
etmektedir. O halde egemen çoğunluk Sünnet’te
birlik oluşturan cemaat, bu çoğunluğa dâhil
olmayanlar ise ehl-i firkat, mübtedia, ehl-i
ehva, firak-ı dâlle, ehl-i dalâl,
itizalci, ayrılıkçı, tefrikacı, zındık sıfatlarıyla
ana dinî bünyeden ayrılmış sapık grup, ehl-i
bid’a veya örneğin Tahavî’nin ifadesiyle
“Sünnet ve Cemaat’e muhalefet eden reddiye
mezhebi” olmaktadır
Ehl-i Sünnet.