Klasik
terimi, özelde bir toplumun yahut dinî topluluğun
genelde de insanlık ailesinin ortak malı hâline
gelmiş, genel kültür içinde sabit bir yer
edinmiş, kendi alanında otorite kesbetmiş ilmî
eserler ve sanatsal yapıtlar gibi muhtelif kültür
ürünlerini ifade eder. Bunun yanında, modern
zamanlara ait olanın aksine köklü bir geleneğe
dayanan şey anlamını da içerir. Ayrıca, çok
sık yinelenmesinden dolayı etkisini yitirip sıradanlaşmış
tutum ve davranışlar da kimi zaman klasik
kelimesiyle ifade edilir; ancak bu son manadaki
kullanım zemme medar olan bir çağrışıma
sahiptir. Kelime, yalın olarak kullanıldığında
hem müsbet hem menfi bir delalete sahip olduğu için,
başlıkta zikri geçen “klasik” sözcüğünü,
İslâm ilim ve kültür tarihinde referans mercii
olmaya hak kazanmış eserler anlamında kullandığımızı
belirtmek isteriz.
Tefsir,
İslâmî terminolojide, Hz. Peygamber’e inzal
edilen ilâhî hitabı lügat, sarf, nahiv, beyan,
usul-i fıkh ve kıraat gibi çeşitli
ilimlerden istifade etmek suretiyle anlamayı,
manalarını açıklamayı, hüküm ve
hikmetlerini ortaya koymayı mümkün kılan bir
ilim dalı olarak tanımlanır.
Bu tanım her ne kadar efrâdını câmî gözükse
de tefsirin hadis, kelâm ve fıkıh gibi,