ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Ejder Okumuş: DİN-DEVLET İLİŞKİLERİNE MEŞRUİYET KAVRAMI ETRAFINDA BİR YAKLAŞIM
İsmail Hakkı Atçeken: TÂRIK B. ZİYÂD ENDÜLÜS’ÜN FETHİ ÖNCESİNDE GEMİLERİ YAKTI MI?
Dilâver Gürer: İBN ARABÎ’DE LÜGAT, ISTILAH VE BÂTIN ANLAMLARIYLA DİN KAVRAMI
Mehmet Azimli: HİLAFET KARŞITI BİR KİŞİ OLARAK ALİ ABDURRAZIK VE KİTABI “el-İSLÂM VE USÛLU’L-HUKM” ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR
Mustafa Koç: DİN PSİKOLOJİSİ AÇISINDAN PSİKANALİZ VE DİN BAĞLAMINDA S. FREUD’UN “TOTEM VE TABU” ADLI ESERİ ÜZERİNE BAZI TESPİTLER
Abdulcelil Candan: MEÂL VE TEFSİRLERDE GÖRÜLEN BAZI SÖZCÜK VE DEYİM HATALARI İLE BUNLARIN ÖNEMLİ NEDENLERI
Gıyasettin Arslan: TEFSİRDE DÜNYEVİLEŞME
Hidayet Işık: FAHREDDİN RAZİ’NİN “MÜNAZARA Fİ’R-REDDİ ALE’N-NASARA” ADLI ESERİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME
el-Abd Halil Ebu İyd Çeviri: Mustafa Akman: İSLÂM HUKUKU'NA GÖRE KISIRLAŞTIRMAYLA VE GEÇİCİ YOLLARLA DOĞUM KONTROLÜ
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Yusuf Acar: HADİS METİNLERİNİ ANLAMADA ÖZNELLİK SORUNU
-‘Sahabenin Sünnet Anlayışı’ Özelinde-

Ahmet Tahir Dayhan: İMAM BUHÂRÎ’NİN TANINMAYAN BAZI KİTAPLARI
 
NOSTALJİ:
Ord. Prof. Şemseddin Günaltay: İSLÂMDAN ÖNCE ARAPLAR ARASINDA KADININ DURUMU, ÂİLE VE TÜRLÜ NİKÂH ŞEKİLLERİ
  araştırma notları


HADİS METİNLERİNİ ANLAMADA ÖZNELLİK SORUNU
-‘Sahabenin Sünnet Anlayışı’ Özelinde-


Yusuf ACAR - Çeviren: Mustafa Akman

Hz. Muhammed vasıtasıyla Allah’ın insanlara gönderdiği vahyin O’nun kastı doğrultusunda yorumlanmasının ve tahriften korunmasının yolu, Kurân’ın ilk muhatapları durumundaki sahâbe neslinin zihninde oluşan anlamı tespit etmektir. Dileyenin dilediği anlamı Kur’ân âyetlerine yükleyebilmesi ve bu şekilde birbirinden oldukça farklı pek çok ‘İslâm’ anlayışının zuhur etmesinin temel nedeni, ilâhî hitâbın salt bir referans metni olarak algılanması ve tarihsel bağlamından soyutlanarak okunmaya çalışılmasıdır. Diğer taraftan bu tarihsel bağlamın ya da bir başka deyişle nüzul ortamının sınırlı sayıdaki ve üstelik rivâyet kriterleri açısından güvenirlikleri tartışılabilecek nitelikteki esbâb-ı nüzul bilgileri/rivâyetleri ile belirlenmeye çalışılması da sağlıklı sonuçlar vermez. Bunun da ötesinde hayatın bütün alanlarında tarihte yaşanan ‘İslâmî tecrübe’nin yani vahyin doğrudan tanıklarının Hz. Peygamberin kılavuzluğunda gerçekleştirdikleri İslâmî duruşun doğru anlaşılmasına ihtiyaç vardır. Bu duruş, nesnel bir şekilde ortaya konabildiği ölçüde murâd-ı İlâhî’nin neliği problemi çözüme kavuşmuş olacaktır. Esasen vahyin, farklı tarihsel ortamlarda aktüalize edilmesi de büyük ölçüde bu teşhise bağlıdır.[1]

İşte sağlıklı, tutarlı ve doğru bir sünnet dolayısıyla İslâm anlayışının oluşmasına temel teşkil edebileceği ümidiyle Bünyamin Erul tarafından “ Sahabenin Sünnet Anlayışı” ismiyle yapılan doktora tezi sözünü ettiğimiz nitelikte bir çalışmadır. Yoğun bir emek ve mesai harcanarak hazırlanan ve ikinci yayımı yapılan bu çalışmayı asıl önemli kılan faktör ise, alanında ilk olmasıdır. Ama burada bizim açımızdan mezkur eserin önemi, sosyal bilimlerdeki öznellik sorununun rivayet ilimlerindeki yansımasına ilişkin somut örnekler içermesinden kaynaklanmaktadır. Zira ‘sahâbenin sünnet’ anlayışı ya da yaşadığı ‘İslâmî tecrübe’ E. H. Carr’ın da söylediği gibi balıkçı tablasında duran balıklar gibi değil, okyanustaki balıklar gibidir. Dolayısıyla yakalanılacak balığın nicelik ve niteliği büyük ölçüde balıkçıya ve avlanmada kullanacağı malzemenin durumuna bağlıdır. Sahâbîlerin İslâmî duruşunu bize aktaran rivayetleri salt birer metin olarak değil de târihî bir olguyu vasfeden veriler şeklinde değerlendireceksek bir tarihçinin karşı karşıya kaldığı seçmecilik ile irâdî ve irâdî olmayan sübjektiflik gibi sorunlara muhatap olduğumuzun farkında olmamız gerekir. Geçmiş, önümüzde somut bir şekilde durmuyor. Biz onu, bugünden geriye doğru giderek inşa ediyoruz. Dolayısıyla târihî bir olguyla ister geçmiş uğruna ilgilenilsin isterse bugüne tutabileceği ışık adına; o olgunun belgesel malzemelerinin güvenirlik açısından değerinin belirlenmesi ve sınıflandırılması, meydana geldiği târihsel şartların analizi yani diplomatik yönüyle değerlendirilişi ve iç tenkidi gibi anlamaya yönelik bütün çabalar ben merkezlidir. Kişi târihî bir duruşu veya durumu kendi bilgi düzeyi, zihin yapısı, kültürü, hayat tecrübesi, önyargıları ve temel tercihlerine göre anlar. Anlayan özneden tamamen bağımsız, nesnel bir anlama ve târih inşası düşünülemez. [2] Bütün bunları, herhangi bir târihî belgeyi anlamaya çalışan kimsenin kendi göreliliğinin sürekli hatırda tutması gerektiğini ifade etmek adına söylüyoruz.

Târihsel ya da sosyal olguların göreli bir nitelik taşıdığını kabul etmek, öznelliği dışlamak ve ona olumsuz bir anlam yüklemek ile aynı şey değildir. Tam tersine yorumda görelilik, bir yasak ağaç değil, bir realitenin ortaya konması ve insanın kendi ‘insan oluş’ cesaretini göstererek özgün bir inisiyatif sergileyebilmesidir. [3] Meğer ki anlayan özne, kendisi dışındaki yorumların da hakikati yansıtabileceğini yadsımasın ve şaşmaz doğruları bulduğu iddiasında olmasın. Şimdi sayın Erul’un “Sahabenin Sünnet Anlayışı” adlı çalışması özelinde hadis metinlerini ve sünneti anlamada öznellik sorununa geçebiliriz.

I

Sünnetin kavramlaşma sürecini tespit ederken sayın Erul, Kur’ân ile Sünnet’in bir arada ifade edildiği rivayetleri derleyerek hem senet hem de metin açısından tenkide tâbi tutmuş ve bir takım değerlendirmeler yapmıştır. Kitabın 26 ila 35. sayfaları arasındaki on sayfalık bu kısa bölüm, hadis metinlerinin anlaşılması ve yorumlanmasında öznenin ne tür bir etkide bulunabileceğinin somut görünümü niteliğindedir. Rivâyetlere ilişkin yazarın ulaştığı sonuçları -katılıp katılmamak bir tarafa- saygıyla karşılıyoruz. Ancak gerek senet gerekse metin kritiği yapılırken anlayan öznenin içinde bulunduğu (inanç, kültür, önyargılar ve tercihler vs. ) ortamın bir izdüşümü durumundaki zorlama çıkarsamalar ve benimsenen yöntemin bütün rivayetlerde standart bir şekilde sürdürülememesi gibi sübjektifliklerin varlığı da gözlerden kaçmamaktadır.

Yazarın Kur’ân-Sünnet birlikteliği şeklinde gelen merfu rivayetleri üç kategoride ele alması hasebiyle tespitlerimizi aynı sıralama içerisinde yapmayı uygun bulduk. Fakat bunlardan yalnızca ilk ikisi üzerinde duracağız.


[1] Özsoy, Ömer, “Târihsellik Üzerine”, İktibas, Eylül 1997, s. 26, s. 27.

[2] Geniş bilgi için bkz. Polat, Selahattin, Hadis Araştırmaları, İst. , 1997, s. 243, s. 244.

[3] Kılıç, Sadık, “Nesnellikle Öznellik Arasında Yorum” İslamî Araştırmalar, c. 9, sayı 2, s. 112.