|
MEÂL VE TEFSİRLERDE GÖRÜLEN BAZI SÖZCÜK VE DEYİM HATALARI İLE BUNLARIN ÖNEMLİ NEDENLERI
Abdulcelil
CANDAN
Dil, birey ile dış dünya arasında iletişimi
sağlayan bir vasıtadır. Birey onun sayesinde,
duygu ve düşüncelerini dışa yansıtır. Düşünce
hangi seviyede olursa olsun, dil kullanılmadan dışa
yansımaz. Eskiler bunu güzel formüle etmişler: Söz
var iş bitirir, söz var baş götürür.
Her
konuda dili doğru kullanmak önemli ve gerekli,
ancak onu ilahî mesaj olan Kur’an’ı Allah’ın
iradesi çerçevesinde doğru anlamak için
kullanmak daha da önemlidir. İslâm dinini sağlıklı
bir biçimde anlamak Kur’an’ı doğru anlamaya
bağlıdır. Meâl ve tefsirler Kur’an’la özdeşleştirildiği
için, bu sahada yapılacak hatalar olduğu gibi İslâm
dinine yansıyacaktır. Bunu günlük yaşantımızda
görmekteyiz. Örneğin; “Ey cin ve insan
topluluğu! Gökler ve yerin çevresinden aşıp geçmeye
gücünüz yeterse geçin gidin (ama) bir güce
sahip olmadan geçemezsiniz.
âyetinde,nüfuz etmekten gelen “ tenfüzü”
fiilini, “füze” anlamına alanlar olduğu
gibi, “İki kız kardeşi birlikte nikahlayıp
almanız (size) haram kılındı.”
âyetiyle eşleriyle baldızlarını bir arada
tutmayanlar olmuştur.
Öbür
taraftan da Türkçe’de eşanlamlı sözcüklerin
eşitanlamlı sayılmasından doğan hataları örnek
verebiliriz. Şöyle ki; “ölmek”
maddesi, vefat etmek, hakkın rahmetine kavuşmak, dünyadan
göç etmek, hayata gözlerini yummak, telef olmak,
şehit olmak, can vermek ve nalları dikmek anlamlarına
gelmektedir. Diyelim Türkçe’yi yeni öğrenen
bir yabancı eşanlamlılık olgusunu ciddiye aldı
ve şöyle cümleler kurdu;
Zavallı
eşeğim vefat etti.
Dedesi
1988’de nalları dikti.
Son
üç ayda AİDS’li pek çok hasta şehit oldu.
Bu
örnekler bile dili yerinde kullanmamanın ne fahiş
hataları ortaya çıkaracağını gösterir.
Zaman
zaman benzer hataları yazılı basında da görmekteyiz.
Bir gazetede yer alan bir tekzip yazısı şöyle
son bulmaktaydı: “Neşriyatın tamamen hilaf-ı
hakikat bulunduğu tekzip olunur.” Aslında hilaf-ı
hakikat ile tekzip ifadeleri birbirine yakın, hatta
eşanlamlı olduğundan, gazetedeki yayının
hakikate aykırı oluşu tekzip olunca o yayın
aynen kabul edilmiş demektir.
Bu
makalemizde meâl ve tefsirlerde görülen bazı sözcük
ve deyim yanlışları ile önemli nedenlerini
zengin örneklerle belirtmeye çalışacağız.
|