ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Ejder Okumuş: DİN-DEVLET İLİŞKİLERİNE MEŞRUİYET KAVRAMI ETRAFINDA BİR YAKLAŞIM
İsmail Hakkı Atçeken: TÂRIK B. ZİYÂD ENDÜLÜS’ÜN FETHİ ÖNCESİNDE GEMİLERİ YAKTI MI?
Dilâver Gürer: İBN ARABÎ’DE LÜGAT, ISTILAH VE BÂTIN ANLAMLARIYLA DİN KAVRAMI
Mehmet Azimli: HİLAFET KARŞITI BİR KİŞİ OLARAK ALİ ABDURRAZIK VE KİTABI “el-İSLÂM VE USÛLU’L-HUKM” ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR
Mustafa Koç: DİN PSİKOLOJİSİ AÇISINDAN PSİKANALİZ VE DİN BAĞLAMINDA S. FREUD’UN “TOTEM VE TABU” ADLI ESERİ ÜZERİNE BAZI TESPİTLER
Abdulcelil Candan: MEÂL VE TEFSİRLERDE GÖRÜLEN BAZI SÖZCÜK VE DEYİM HATALARI İLE BUNLARIN ÖNEMLİ NEDENLERI
Gıyasettin Arslan: TEFSİRDE DÜNYEVİLEŞME
Hidayet Işık: FAHREDDİN RAZİ’NİN “MÜNAZARA Fİ’R-REDDİ ALE’N-NASARA” ADLI ESERİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME
el-Abd Halil Ebu İyd Çeviri: Mustafa Akman: İSLÂM HUKUKU'NA GÖRE KISIRLAŞTIRMAYLA VE GEÇİCİ YOLLARLA DOĞUM KONTROLÜ
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Yusuf Acar: HADİS METİNLERİNİ ANLAMADA ÖZNELLİK SORUNU
-‘Sahabenin Sünnet Anlayışı’ Özelinde-

Ahmet Tahir Dayhan: İMAM BUHÂRÎ’NİN TANINMAYAN BAZI KİTAPLARI
 
NOSTALJİ:
Ord. Prof. Şemseddin Günaltay: İSLÂMDAN ÖNCE ARAPLAR ARASINDA KADININ DURUMU, ÂİLE VE TÜRLÜ NİKÂH ŞEKİLLERİ
  makaleler


MEÂL VE TEFSİRLERDE GÖRÜLEN BAZI SÖZCÜK VE DEYİM HATALARI İLE BUNLARIN ÖNEMLİ NEDENLERI

Abdulcelil CANDAN

Dil, birey ile dış dünya arasında iletişimi sağlayan bir vasıtadır. Birey onun sayesinde, duygu ve düşüncelerini dışa yansıtır. Düşünce hangi seviyede olursa olsun, dil kullanılmadan dışa yansımaz. Eskiler bunu güzel formüle etmişler: Söz var iş bitirir, söz var baş götürür.

Her konuda dili doğru kullanmak önemli ve gerekli, ancak onu ilahî mesaj olan Kur’an’ı Allah’ın iradesi çerçevesinde doğru anlamak için kullanmak daha da önemlidir. İslâm dinini sağlıklı bir biçimde anlamak Kur’an’ı doğru anlamaya bağlıdır. Meâl ve tefsirler Kur’an’la özdeşleştirildiği için, bu sahada yapılacak hatalar olduğu gibi İslâm dinine yansıyacaktır. Bunu günlük yaşantımızda görmekteyiz. Örneğin; “Ey cin ve insan topluluğu! Gökler ve yerin çevresinden aşıp geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin (ama) bir güce sahip olmadan geçemezsiniz.[1] âyetinde,nüfuz etmekten gelen “ tenfüzü” fiilini, “füze” anlamına alanlar olduğu gibi, “İki kız kardeşi birlikte nikahlayıp almanız (size) haram kılındı.”[2] âyetiyle eşleriyle baldızlarını bir arada tutmayanlar olmuştur.

Öbür taraftan da Türkçe’de eşanlamlı sözcüklerin eşitanlamlı sayılmasından doğan hataları örnek verebiliriz. Şöyle ki; “ölmek” maddesi, vefat etmek, hakkın rahmetine kavuşmak, dünyadan göç etmek, hayata gözlerini yummak, telef olmak, şehit olmak, can vermek ve nalları dikmek anlamlarına gelmektedir. Diyelim Türkçe’yi yeni öğrenen bir yabancı eşanlamlılık olgusunu ciddiye aldı ve şöyle cümleler kurdu;

Zavallı eşeğim vefat etti.

Dedesi 1988’de nalları dikti.

Son üç ayda AİDS’li pek çok hasta şehit oldu.

Bu örnekler bile dili yerinde kullanmamanın ne fahiş hataları ortaya çıkaracağını gösterir.[3]

Zaman zaman benzer hataları yazılı basında da görmekteyiz. Bir gazetede yer alan bir tekzip yazısı şöyle son bulmaktaydı: “Neşriyatın tamamen hilaf-ı hakikat bulunduğu tekzip olunur.” Aslında hilaf-ı hakikat ile tekzip ifadeleri birbirine yakın, hatta eşanlamlı olduğundan, gazetedeki yayının hakikate aykırı oluşu tekzip olunca o yayın aynen kabul edilmiş demektir.[4]

Bu makalemizde meâl ve tefsirlerde görülen bazı sözcük ve deyim yanlışları ile önemli nedenlerini zengin örneklerle belirtmeye çalışacağız.


[1] Rahman, 55/33.

[2] Nisâ, 4/23.

[3] Krş. Ayhan Sezer, Hüseyin İçen, İngilizce Eşanlamlılar Sözlüğü, Ank, 1995, s.8.

[4] Bkz. Danışmend İsmail Hakkı, Tarihî Hakikatler, İst, 1978, 2/85.