|
OSMANLI DEVLETİ'NİN KURULUŞ DÖNEMİNDE BURSALI BİR VEZİR
AİLESİ KARA TİMURTAŞOĞULLARI
Adem APAK
Bursa’nın Osmanlı Devleti’nin gerçek
anlamda ilk başkenti olması sebebiyle, kuruluş
döneminde devlet idaresinde görev yapanların
çoğu Bursa merkezli ailelere mensupturlar.
Bunların başlıcaları, Akça Koca, Bayezid Paşa,
Çandarlı, Şeyh Edebalı, Gazi Evranos, Hacı İvaz
Paşa, Hacı İlbeği, Köse Mihal Bey, Lala Şahin
Paşa, Turhan Bey ve Timurtaş Paşa aileleridir[1].
Osmanlı ilk dönem asker, devlet ve ilim adamları
genelde bu ailelerden, ya da onların himaye
ettikleri şahıslardan çıkmıştır. Bu nedenle
-Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecinin iyi
tespit edilebilmesi için- zikredilen ailelere
mensup devlet adamları ve onların
faaliyetlerinin araştırılması gerekmektedir. Bu
düşünceden yola çıkılarak, çalışmamızda Osmanlı
Devleti’nin kurucusu Osman Bey’den başlamak
üzere, yapılan fetihlerde önemli rol oynayan ve
devlet bürokrasisinde de en üst görev olan
vezirlik makamına ulaşan, aynı anda beş vezirin
görev yaptığı II. Murad dönemi divanına üç vezir
vermeyi başarabilen Kara Timurtaşoğulları
ailesinin, siyasî, askerî ve kültürel
faaliyetleri incelenecektir. Timurtaşoğulları
sadece devlet hizmetinde görev yapmamışlar,
özellikle Umur Bey başta olmak üzere halkın
menfaatine hizmetlerde de bulunarak, bir çok
vakıf kurmuşlardır. Biz ilk önce Kara
Timurtaş’ın soyundan başlamak üzere,
Timurtaşoğulları’nın siyasî ve askerî
faaliyetlerini inceleyecek, ardından onların
halk menfaatine hizmete sundukları vakıf
eserlerinden bahsedeceğiz.
Kara Timurtaş Paşa,
Osman Gazi’nin silah arkadaşlarından olan İnönü
kalesi[2]
komutanı Aykut (Aygut) Alp’in[3]
torunudur. Babası Kara Ali ise, yine Osman Gazi
ile birlikte Bizans’a karşı mücadele etmiş, 1303
yılında kendisine verilen bir askerî birlikle
Abulyont (Ulubat) Gölü üzerinde bulunan Alyos[4]
Adası'nı zaptetmiş, burada görevli bulunan
papazı ailesiyle birlikte Osman Bey’e getirmiş,
Osman Bey de papazın güzelliği ile meşhur kızını
Kara Ali Bey’e nikâhlamıştır[5].
Tekfurpınarı beldesi de yine Kara Ali tarafından
Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir[6].
Kara Ali Bey, babası Aygut Alp ile birlikte
İzmit’in zaptedilmesinden önce önemli bir adım
olan Koyunhisar[7]
kalesinin ele geçirilmesinde göreve almış[8],
bunun sonucunda Orhan Gazi devrinin ileri gelen
devlet adamı ve komutanları arasına da dahil
olmuştur[9].
Orhan Gazi
döneminde ordu içinde yükselmeye başlayan
Timurtaş Paşa, daha önce Akça Koca ile birlikte
fethedemediği Gemlik’i ikinci defa kuşatarak bu
şehri Osmanlı topraklarına dahil etmiş[10],
Rumeli topraklarına geçiş yolu olan Gelibolu,
Malkara ve İpsala gibi beldelerin fethinde aktif
görev almış[11],
yine Akça Koca ile birlikte İznik muhasarasını
gerçekleştirmiştir[12].
Kara Timurtaş Paşa, I. Murad (1362-1389)
döneminde bilhassa Rumeli fetihlerinde büyük
yararlıklar göstererek[13]
Balkan fetihlerinde görev yapmış, 1367 yılında
Bulgarların elinde bulunan Kızılağaç[14]
ve Yanbolu’yu (Diampolis) fethetmiştir.[15]
Timurtaş Paşa,
sadece askerî seferlerde değil, ordu
teşkilâtının kuruluşunda da Osmanlı devletine
önemli katkılar sağlamıştır. I. Murad zamanında,
Balkanlar’da Osmanlı hakimiyeti sağlandıktan
sonra bazı askerî teşkilatlar oluşturma kararı
alınınca, Kara Timurtaş Paşa’nın tavsiyeleri ile
tımarlı sipahiler tadil ve ıslah edilmiştir[16].
Yine onun teklifleri doğrultusunda kapıkulu
askerlerinden maaşlı süvari birliği kurulmuş,
ilaveten seferlerde levazımın muhafazası ile
süvari hayvanlarının bakımının sağlanması için
Voynuk sınıfı oluşturulmuştur[17].
Ölen sipahilerin tımarlarının onların erkek
evlâdına miras usûlü verilmesi de, yine Timurtaş
Paşa’nın tavsiyesi ile uygulamaya konulmuştur[18].
Kara Timurtaş Paşa,
Lala Şahin Paşa’nın ölümünden sonra Rumeli
beylerbeyi[19]
oldu[20].
1382 yılında Manastır, Pirlepe[21],
İştip[22]
kalelerini ele geçirdi[23].
Bir yıl sonra Bosna ve Arnavutluk üzerine sefer
düzenledi[24].
I. Murad döneminde
sadece Balkanlar’da değil, Anadolu seferlerinde
de Kara Timurtaş Paşa aktif görev yaptı ve ilk
defa 1385 yılında Saruhan’ı itaat altına aldı[25].
O dönemde Osmanlı Beyliği’nin en güçlü
rakiplerinden olan Karamanoğulları ile 1387
yılında yapılan savaşta Kara Timurtaş Paşa[26],
Rumeli askerlerinin başında çarpıştı[27].
Konya önlerinde meydana gelen muharebede
Karamanoğlu Alaaddin Bey, ordugâhını terk edip
kaçınca[28],
onun bıraktığı bütün mallar, Karaman
kuvvetlerinin mağlup edilmesinde büyük payı olan
Kara Timurtaş’a verildi[29].
Bazı Osmanlı tarihçileri, O'nun bu olayın
akabinde vezirlik makamına getirildiğini ileri
sürerler[30].
Kaynaklarda Karamanoğlu zaferiyle birlikte Kara
Timurtaş’a beylerbeyliği makamının yanında
vezirlik ünvanının da verildiği ve iki rütbenin
ilk defa onun tarafından üstlenildiği nakledilir[31].
Lala Şahin Paşa’dan sonra ikinci beylerbeyi olan
Kara Timurtaş Paşa, Çandarlı Ali Paşa’ya kadar
devam eden tek vezir uygulamasının
kaldırılmasıyla ikinci vezir ünvanını almıştır[32].
Kara Timurtaş Paşa,
1389 yılındaki Birinci Kosova Savaşı'na iştirak
ederek Şehzade Bayezid ile birlikte ordunun sağ
kanadında komutan olarak görev yaptı[33].
I. Murad’dan sonra tahta geçen Yıldırım Bayezid
döneminde de önemli görevlerde bulundu.
Yıldırım’ın emriyle Sırplar’ın elinde bulunan
tüm madenleri ele geçirdi[34].
Ayrıca beylerbeylik görevini bu dönemde de devam
ettirdi[35].
[1]
Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi,
I-V, Ankara 1988, I, 551-579
[2]
İbn Kemal, Tevârîh-i Âl-i Osman,
I-II,
(haz. Şerafettin Turan), Ankara 1970,1991,
I, 139; Hoca Sadeddin Efendi, Tâcü’t-Tevârîh,
I-V, (sad. İsmet Parmaksızoğlu), Ankara
1992, I, 37; Hammer, Büyük Osmanlı Tarihi,
I-X, İstanbul 1989, I, 72, 75
[3]Aykut
Alp, silah arkadaşı olmasının yanında, Osman
Gazi’nin elçisi olarak da görev yapmıştır.
Müneccimbaşı Ahmed b. Lütfullah’ın
bildirdiğine göre, Karacahisar Osman Bey
tarafından zaptedilince çevre kalelerde
bulunan Rumlar ittifak yapıp Türkler’e
saldırı kararı aldıklarında Osman Bey, yakın
silah arkadaşları olan Gündüz Alp ile Aykut
Alp’i 1289 yılında yardım istemek üzere
Anadolu Selçuklu sultanı II. Gıyaseddin
Mesud’a elçi olarak göndermişti (bk.Müneccimbaşı,
Ahmed b. Lütfullah, Câmiü’d-Düvel,
(haz. Ahmet Ağırakça), İstanbul 1995, s.
72).
[4]
Marmara Denizi'nde Armutlu yakınlarında yer
alan İmralı Adası'nın Kara Ali tarafından
alındığı ve Emir Ali olarak anıldığı
şeklinde bilgiler de kaynaklarda yer
almaktadır. (bk. Türk Ansiklopedisi, XX,
112). Uzunçarşılı ise, tarih kaynaklarının
bazılarında eski adı Galyos olan İmralı
adasının Kara Ali Bey tarafından
fethedildiği yazılmakta ise de, bunun yanlış
olduğunu, bunun İmralı Adası ile Ulubat
Gölündeki adanın karıştırılmasından
kaynaklandığını, zira o tarihlerde
Osmanlılarda deniz faaliyetlerinin
başlamadığını, bu sebeple Marmara denizine
açılıp İmralı’yı fethetmelerinin mümkün
olamayacağını ifade etmektedir. (bk.Uzunçarşılı,
I, 109). Günümüzde Ulubat gölü içerisinde
yer alan bu adada Gölyazı adında bir köy
bulunmaktadır. (bk. Türk Ansiklopedisi,
XXXIII, 507).
[5]
Danışman, Zuhuri, Osmanlı İmparatorluğu
Tarihi, I-XIV, İstanbul 1964, II, 54-55;
Uzunçarşılı, I, 573-574
[6]
Aşıkpaşaoğlu, Aşıkpaşaoğlu Tarihi, (haz.
Nihal Atsız), Ankara 1985, s. 33; Hammer, I,
85; Danışman, II, 58
[7]
Koyunhisar, Bursa’nın kuzeydoğusunda ve
Gemlik’in güneyinde yer alan bir bölgedir
(bk.Uzunçarşılı, I, 109). Şimdi burada aynı
adla anılan ve Yenişehir-Bursa istikametinde
14. kilometrede yer alan bir köy vardır.
(bk. Kaplanoğlu, Raif, Bursa Yer Adları
Ansiklopedisi, İstanbul 1996, s. 205).
[8]
Aşıkpaşaoğlu, s. 43; Hoca Sadeddin Efendi,
I, 60-61; Müneccimbaşı, s. 76; Danışman,
II,
100
[9]
Danışman, II, 144. Bursa’da Kale içinde yer
alan Yerkapı mescidi, Timurtaş’ın babası
Kara Ali Camiî olarak da bilinir. (bk.Ayverdi,
Ekrem Hakkı, Osmanlı Mimarisinde İlk
Devir, I, (630-805/1230-1402), İstanbul
1966, I, 275; Baykal, Kazım, Bursa ve
Anıtları, Bursa 1993, s. 58-59).
[10]
Hoca Sadeddin Efendi, I,76-77. İsmail Hami
Danişmend, Gemlik şehrini fetheden
komutanın, Kara Timurtaş değil, babası Kara
Ali olduğunu ifade etmektedir. (bk.Danişmend,
İsmail Hami, İzahlı Osmanlı Tarihi
Kronolojsi, I-VI, İstanbul 1971, I, 10,
20).
[11]
Lütfi Paşa, Tevârîh-i Âl-i Osman,
İstanbul 1341, s. 30; Hoca Sadeddin Efendi,
I, 89-95
[12]
Müneccimbaşı, s. 96; Hammer, I, 113
[15]
Hoca Sadeddin Efendi, I, 134; Solakzâde,
Solakzâde Tarihi, I-II, (haz. Vahid
Çabuk), Ankara 1989, I, 46; Müneccimbaşı, s.
110; Danışman, II, 187; Uzunçarşılı, I, 170;
Aksun, Ziya Nur, Osmanlı Tarihi, I-VI,
İstanbul 1994, I, 57
[16]
Ahmed Atâ, Tarih-i Atâ, ? 1291, I,
22-23; Uzunçarşılı, I, 174, 514; Uzunçarşılı,
Osmanlı Devlet Teşkilatında Kapıkulu
Ocakları, Ankara 1988, s. 137
[17]
Hoca Sadeddin Efendi, I, 147; Müneccimbaşı,
s. 114; Danişmend, I, 60; Uzunçarşılı, I,
174, 575; Pakalın M. Zeki, Osmanlı Tarih
Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, I-III,
İstanbul 1993, III, 595-596
[18]
Ahmed Atâ, I, 22; Hoca Sadeddin Efendi, I,
147; Danışman, II, 161-162; Uzunçarşılı, I,
575. Kara Timurtaş Paşa’nın Yıldırım
zamanında da ordu nizamına önemli katkılar
yaptığı görülür. Timurtaş Paşa, Yıldırım Han
devrinde askerlerin sayısı çok olduğundan
dolayı, karışıklığa meydan vermemek için
askerlerin sınıflarına göre kıyafet
düzenlenmesini teklif etmiş, onun tavsiyesi
neticesinde kapıkulu sipahilerine ve Enderun
oğlanlarına ak külâh giydirilmiş, saltanat
makamının ileri gelenlerine ise kızıl börk
seçilmiştir. (bk. Hoca Sadeddin Efendi, I,
67; Solakzâde, I, 28-29; Hammer, I, 97).
[19]
Osmanlı devlet sisteminde önemli bir
memuriyet olarak kabul edilen beylerbeylik
makamının ne zaman ihdas edildiği
kaynaklarda ittifakla belirtilmemekle
birlikte, I. Murad zamanında vefat eden Lala
Şahin Paşa’dan beylerbeyi diye bahsedilmesi,
bu görevin ilk defa I. Murad zamanında
verildiğini ortaya koymaktadır. Biz
araştırmamız esnasında sadece Lütfi Paşa’da
I. Murad’ın Lala Şahin’i beylerbeylik
makamına nasbettiğini tespit edebildik (bk.
Lütfi Paşa, 32). Kaynaklar, Lala Şahin’den
sonra bu göreve Kara Timurtaş Paşa’nın
getirildiği konusunda müttefiktirler. Bu
durumda O'nun, devletin ikinci beylerbeyi
olduğunu söylemek mümkündür. Lala Şahin
döneminde sadece bir olan beylerbeylik, Kara
Timurtaş’tan sonra ikiye çıkarılacak,
bilhassa Anadolu’da Karamanoğlu’nun Osmanlı
Devleti'ne düşmanca tavırlarından sonra,
Rumeli beylerbeyliğinden sonra, Anadolu
beylerbeyliği ihdas edilecek, birinin
merkezi Filibe, diğerinin merkezi Kütahya
olacaktır. Kara Timurtaş, Rumeli’den
Anadolu’ya kaydırılıp, onun yerine Firuz Bey
Rumeli beylerbeyi olarak tayin edilecektir.
(bk.Pakalın, I, 216; Danişmend, I, 59;
Aksun, I, 57).
[20]
Aşıkpaşaoğlu, s. 64; Neşrî, Kitab-ı
Cihan-Nüma, I-II, (haz. Faik Reşit
Unat-Mehmet
Altay Köymen), Ankara 1987, I, 241; Hoca
Sadeddin Efendi, I, 147; Hammer, I, 166,
174; Danışman, II, 195, 201; Aksun, I, 57,
59
[21]
Pirlepe, Makedonya’da Pelagonya ovasında yer
alan ve Üsküp-Manastır yolu üzerinde
kurulmuş bir şehirdir. (bk.Meydan
Larousse, X, 152).
[22]
İştip, eski adı Astibos olan ve zamanımızda
Makedonya sınırları için de yer alıp,
Vardar’ın bir kolu olan Breganlica ırmağının
kıyısında ve Üsküp’ün 70 km. güneydoğusunda
bulunan bir şehirdir. (bk.Meydan Larousse,
VI, 574).
[23]
Hoca Sadeddin Efendi, I, 154; Solakzâde, I,
51; Müneccimbaşı, s. 115-116; Hammer, I, 196
[24]
Aşıkpaşaoğlu, s. 64; Hoca Sadeddin Efendi,
I, 155-156; Solakzâde, I, 51; Müneccimbaşı,
s. 116; Danişmend, I, 67-68; Danışman, II,
199
[25]
Aşıkpaşaoğlu, s. 64; Neşrî, I, 243-244
[26]
Öztuna, bu savaşa Rumeli Beylerbeyi Kara
Timurtaş Paşa ile birlikte Anadolu
Beylerbeyi Sarı Timurtaş Paşa’nın
katıldığını iddia etmektedir. (bk.Öztuna,
Yılmaz, Büyük Türkiye Tarihi, I-XIV,
İstanbul 1977-1979, II, 295). Uzunçarşılı,
bu iki Timurtaş’ın yanında Sivrihisar
subaşısı Timurtaş Paşa’nın da (Beyaz
Timurtaş) bu savaşa iştirak ettiğini
zikreder. (bk. Osmanlı Tarihi, I, 248).
[27]
Neşrî, I, 227; Müneccimbaşı, s. 118-119;
Uzunçarşılı, Kapıkulu Ocakları, s. 260
[28]
Ahmedî, Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i Osman,
(haz. Nihal Atsız), İstanbul 1949-Osmanlı
Tarihleri I. Külliyatın içinde), s. 16, 27;
Şükrullah, Behcetü’t-Tevârih, (çev. Nihal
Atsız), İstanbul 1949-Osmanlı Tarihleri I.
Külliyatın içinde), s. 55; Hoca Sadeddin
Efendi, I, 162-167
[29]
Neşrî, I, 231; Hoca Sadeddin Efendi, I, 166
[30]
Danışman, II, 220; Uzunçarşılı, I, 248
[31]
Hoca Sadeddin Efendi, I, 166; Solakzâde, I,
53; Müneccimbaşı, s. 119; Hammer, I, 179;
Kepecioğlu, Kamil, Timurtaş Paşalar, Uludağ
Bursa Halkevi Dergisi, sy. 51-52, s. 14
[32]
Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, I, 502;
Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinde Merkez ve
Bahriye Teşkilatı, Ankara 1988, s. 186
[33]
Hoca Sadeddin Efendi, I, 184; Uzunçarşılı,
I, 254; Öztuna, II, 298; Tekindağ,
Şehabeddin, “Timurtaş”, İA, 12-I,
372. Müneccimbaşı, Kara Timurtaş’ın bu
savaşta Şehzade Yakub ile birlikte ordunun
sol tarafında savaştığını zikretmektedir.
(bk. Müneccimbaşı, s. 123). Hammer ise,
Timurtaş Paşa’nın Karamanoğlu seferinden
sonra Anadolu’da bırakıldığını ileri
sürerek, onun Kosova Savaşı'na
katılamadığını iddia eder. (bk. Hammer, I,
188).
[34]
Lütfi Paşa, s. 44; Hoca Sadeddin Efendi, I,
193-195; Solakzâde, I, 71-72
|