|
MANTIK, BELÂGAT VE USÛL-Ü FIKIH İLİMLERİ ARASINDA ORTAK
BİR KAVRAM OLARAK “DELÂLET”
Mehmet ERDEM - Tahsin DELİÇAY
Klasik disiplenlerden; insan düşüncesinin
üretim merkezi olan zihni hatadan korumanın
yöntemlerini belirlemeyi amaçlayan Mantık,
dilin maksada uygun
şekilde
kullanımını
hedefleyen Belâgat ve dînî metinleri doğru
anlama yöntemlerini belirlemeyi gaye edinen
Usûl-ü fıkıh
ilimleri; birer yöntembilim olma ortak noktasında
birleşmelerinin
yanında
bu üç disiplinin, ele aldıkları
bazı
konular arasında
da bir takım
paralellikler
görülmektedir. Örneğin
Mantık
ilminin temelini oluşturan
tasavvurat bölümü, Belâgatın
bir alt bölümü olan Beyân ilmi ve Usûl-ü fıkıh
disiplininin
istinbat metotları
bölümü anlamlı
lafızlar
ve delâletleri üzerine bina edilmişlerdir[1].
Dolayısıyla
söz konusu üç disiplin temel hareket noktaları
açısından
da birbirleriyle yakın
ilişki
içerisindedirler. Bu noktada “delâlet” kavramı
Mantık,
Belâgat ve
Usûl-ü fıkıh
disiplinleri arasında
ortak ve her üç disiplinin kilit kavramlarından
biri olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Kanaatimizce delâlet kavramı
ilk olarak mantık
ilminde ıstılâhî
anlamda kullanılmış
olup, buradan Belâgat ve Usûle geçmiş,
geçtiği
yeni disiplinlerin özelliklerine göre bir değişime
uğramış
ve disiplinlerin birinden diğerine
geçerken kavramın
teknik içeriğinde
bir takım
farklılık
oluşmuştur.
Bu duruma özel bir dikkat gösterilmediği
zaman, söz konusu kavramın
teknik içeriğinde
bir belirsizlik ya da en azından
bir kargaşa
çıkabilmektedir.
Bu nedenle delâlet kavramının,
adı
geçen disiplinlerdeki
anlam sınırlarının
belirlenmesine ihtiyaç
vardır.
Biz bu yazıda
önce delâlet konusunda genel bir bilgi verecek,
daha sonra klasik literatürde “delâlet-i selâse”
olarak geçen; lafız-anlam
ilişkisinin
üç ayrı
şeklini
klasik Mantık,
Belâgat ve Usûl-ü fıkıh
disiplinleri açısından
inceleyip, kavramın
bu disiplinlerdeki anlam sınırını
tespit etmeye çalışacağız.
[1]
Bu üç disiplinin anlamlı lafızlar ve delaletleri üzerine bina ediliş
gerekçeleri konusunda bkz. Eskicizâde, Şerhu İsagoci,
İstanbul, trs, s.53; Sekkâkî, Ebu Yakûb Yûsuf b. Ebi Bekr Muhammed b.
Sekkâkî, Miftâhu’l-Ulûm, Mektebetü’l-İlmiyyeti’l-Cedide,
Beyrut, trs, s. 157; Gazâli, el-Mustasfâ min
İlmi’l-Usûl, I-II, Bulak Emiriye Matbaası,
Mısır, 1322, I, 315-317; Tavîle, Abdulvahhâb
Abdusselâm, Eserü’l-luga fi’htilâfi’l-Müctehidîn,
Dâru’s-Selam, b.y., trs, s.87.
|