ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
H. Yunus Apaydın: NASLARI ANLAMADA YETKİ VE YÖNTEM SORUNU (Genel Bir Tasvir)
Ahmet Yaman: İSLAM HUKUK İLMİ AÇISINDAN MAKÂSID İCTİHADININ YA DA TELEOLOJİK YORUM YÖNTEMİNİN İLKELERİ ÜZERİNE
Mustafa Altundağ: İSTANBUL TOPKAPI MUSHAFI HZ. OSMAN’A MI AİTTİR?
Zekeriya Güler: HADİS ARAŞTIRMALARINDA DİKKATSİZLİK PROBLEMİ
Yaşar Aydınlı: “EL-ÎZÂH Fİ’L-HAYRİ’L-MAHZ” VE ONUN TESİRİNİ YANSITAN BİR GRUP RİSÂLE
İsmail Hakkı Sezer: ÂDEMCE'YE GİRİŞ
Yavuz Köktaş: HADÎS TARİKLERİNİ BİR ARADA DEĞERLENDİRMENİN FAYDALARI ÜZERİNE
Mehmet Erdem - Tahsin Deliçay: MANTIK, BELÂGAT VE USÛL-Ü FIKIH İLİMLERİ ARASINDA ORTAK BİR KAVRAM OLARAK “DELÂLET”
Adem Apak: OSMANLI DEVLETİ'NİN KURULUŞ DÖNEMİNDE BURSALI BİR VEZİR AİLESİ KARA TİMURTAŞOĞULLARI
Claude Salamé Çeviri: Kamil Güneş: KELÂM İLMİNİN TEMELLERİNDE RASYONALİST (AKILCI) VE LİTERALİST (NAKİLCİ, LAFIZCI) AKIMLAR VE BÜYÜK KELÂM OKULLARI
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:
Tacettin Uzun: İMAM ŞÂFİÎ’NİN EDEBÎ KİŞİLİĞİ ÜZERİNE
Nurullah Altaş: TÜRKİYE'DE ÖRGÜN ÖĞRETİMDE DİNİN YERİ
(1924-1980 ARASI DİN ÖĞRETİMİ ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME)
Bünyamin Erul: “HADİS ÇALIŞMALARINI ANLAMADA ÖZNELLİK SORUNU”
Gelenekteki “Tevil”i nesnel, günümüzdeki “Yorum”u öznel gören bir eleştiriye cevap
 
NOSTALJİ:
İzmirli İsmail Hakkı: İLİM ve ULEMÂ ANLAYIŞIM
  makaleler


MANTIK, BELÂGAT VE USÛL-Ü FIKIH İLİMLERİ ARASINDA ORTAK BİR KAVRAM OLARAK “DELÂLET”

Mehmet ERDEM - Tahsin DELİÇAY

Klasik disiplenlerden; insan düşüncesinin üretim merkezi olan zihni hatadan korumanın yöntemlerini belirlemeyi amaçlayan Mantık, dilin maksada uygun şekilde kullanımını hedefleyen Belâgat ve dînî metinleri doğru anlama yöntemlerini belirlemeyi gaye edinen Usûl-ü fıkıh ilimleri; birer yöntembilim olma ortak noktasında birleşmelerinin yanında bu üç disiplinin, ele aldıkları bazı konular arasında da bir takım paralellikler görülmektedir. Örneğin Mantık ilminin temelini oluşturan tasavvurat bölümü, Belâgatın bir alt bölümü olan Beyân ilmi ve Usûl-ü fıkıh disiplininin istinbat metotları bölümü anlamlı lafızlar ve delâletleri üzerine bina edilmişlerdir[1]. Dolayısıyla söz konusu üç disiplin temel hareket noktaları açısından da birbirleriyle yakın ilişki içerisindedirler. Bu noktada “delâlet” kavramı Mantık, Belâgat ve Usûl-ü fıkıh disiplinleri arasında ortak ve her üç disiplinin kilit kavramlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanaatimizce delâlet kavramı ilk olarak mantık ilminde ıstılâhî anlamda kullanılmış olup, buradan Belâgat ve Usûle geçmiş, geçtiği yeni disiplinlerin özelliklerine göre bir değişime uğramış ve disiplinlerin birinden diğerine geçerken kavramın teknik içeriğinde bir takım farklılık oluşmuştur. Bu duruma özel bir dikkat gösterilmediği zaman, söz konusu kavramın teknik içeriğinde bir belirsizlik ya da en azından bir kargaşa çıkabilmektedir. Bu nedenle delâlet kavramının, adı geçen disiplinlerdeki anlam sınırlarının belirlenmesine ihtiyaç vardır. Biz bu yazıda önce delâlet konusunda genel bir bilgi verecek, daha sonra klasik literatürde “delâlet-i selâse” olarak geçen; lafız-anlam ilişkisinin üç ayrı şeklini klasik Mantık, Belâgat ve Usûl-ü fıkıh disiplinleri açısından inceleyip, kavramın bu disiplinlerdeki anlam sınırını tespit etmeye çalışacağız.


[1] Bu üç disiplinin anlamlı lafızlar ve delaletleri üzerine bina ediliş gerekçeleri konusunda bkz. Eskicizâde, Şerhu İsagoci, İstanbul, trs, s.53; Sekkâkî, Ebu Yakûb Yûsuf b. Ebi Bekr Muhammed b. Sekkâkî, Miftâhu’l-Ulûm, Mektebetü’l-İlmiyyeti’l-Cedide, Beyrut, trs, s. 157; Gazâli, el-Mustasfâ min İlmi’l-Usûl, I-II, Bulak Emiriye Matbaası, Mısır, 1322, I, 315-317; Tavîle, Abdulvahhâb Abdusselâm, Eserü’l-luga fi’htilâfi’l-Müctehidîn, Dâru’s-Selam, b.y., trs, s.87.