ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Hakkı Ş. Yasdıman: HIRİSTİYANLIĞIN MİMARI PAVLUS'UN KADINLARIN ÖRTÜNMESİYLE İLGİLİ SÖZLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Hulusi Arslan: DOĞAL FELAKET VE ISTIRAPLAR KONUSUNDA KELAMCILARIN GÖRÜŞLERİ -TAHLİL, TENKİD VE ÖNERİLER-
Ekrem Keleş: RÜ’YET-İ HİLAL MESELESİ
Mustafa Ertürk: ÇOCUĞUN DÎNÎ EĞİTİMİNDE KULLANILAN BİR HADÎS VE TAHLÎLİ
Cağfer Karadaş: KELAM ATOMCULUĞUNUN KAYNAĞI SORUNU
Osman Güner: ERDEM VE ESARET ARASINDA YOKSULLUK
-İslam Geleneğinde Yoksulluk Söyleminin İzdüşümleri-
Ejder Okumuş: KÜRESELLEŞME VE MEDENİYETLERARASI DİYALOG
Ali Tenik: AHÎLİĞİN TASAVVUFÎ BOYUTU VE ŞANLIURFA’ DA AHÎLİK İZLERİ
Kamar Oniah Kamaruzaman Çeviri: Muhammet Tarakcı: İSLÂMÎ BİR DİN BİLİMLERİ METODOLOJİSİNİN TEŞEKKÜLÜNE DOĞRU: BÎRÛNÎ ÖRNEĞİ
Sîzâ Kâsım Çeviri: Fethi Ahmet Polat: OKUYUCU VE METİN (SEMİYOTİKTEN HERMENÖTİĞE)
W. Montgomery Watt Çeviri: Tuncay İmamoğlu - Celal Büyük: KUR’ÂN’DA ELEŞTİRİLEN HIRİSTİYANLIK
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Ali Pekcan: MAKÂSIDÜ’Ş-ŞERÎA BİLGİSİNİN ÖNEMİ

Erdinç Ahatlı: İZMİRLİ İSMAİL HAKKI’NIN YENİDEN NEŞREDİLEN HADİS TARİHİ ADLI ESERİ ÜZERİNE

 
NOSTALJİ:
Mehmed Şerefeddin: SELÇÛKÎLER DEVRİNDE MEZÂHİB
  makaleler


KUR’ÂN’DA ELEŞTİRİLEN HIRİSTİYANLIK

W. Montgomery WATT - Çeviren: Tuncay İMAMOĞLU - Celal BÜYÜK

Bu makalenin amacı, Kur’ân’da bulunan Hıristiyanlığın eleştirilerine veya görünen eleştirilerine yeni bir bakışısı kazandırmak ve bunların Ortodoks Hıristiyanlığa yönelik saldırılar olup olmadığını ve yine Ortodoks Hıristiyanların bizzat kendilerinin, Hıristiyanlığa ters düşünceler olarak bunlara itibar edip etmemesi gerektiğini düşünmektir. Bu makale, daha önceden Geoffrey Parrinder’in “Jesus in the Qur’an” (London, 1965) adlı bilimsel ve uzlaşımcı çalışmasının bir yönünü açıklamakta ve burada ortaya konulan birçok konu da onun tarafından kabul görmektedir. Parrinder’in bu çalışması şu spesifik soruya dikkat çekmesinden ötürü önemli görünmektedir: Kur’ân tarafından eleştirilen Hıristiyanlık, Ortodoks Hıristiyanlık mıdır, yoksa Ortodoks Hıristiyanlığa aykırı inançlar mıdır?[1]

Kur’ân’ın, Hıristiyanlığı eleştirdiğişüncesiyle Kur’ân’a yaklaşmak batılı bir bilim adamı için oldukça doğaldır. Çünkü Hz. Muhammed’in hayatının ilk yıllarında onunla Hıristiyanlar arasında bir çekişme vardı. Önceleri, Hz. Muhammed Hıristiyanlara dostça davranmıştır. Hz. Muhammed vahiy almaya başladığı zaman Hz. Hatice’nin Hıristiyan akrabası Varaka bin Nevfel’in ona cesaret verdiği söylenmektedir. Bir süre sonra Mekke’den göç edenlere Habeş Kralı güvenli bir ortam sağlamıştı. Gerçekte Müslümanlar ondan daha fazlasını bekledikleri için hayal kırıklığına uğradılar, ancak diğer taraftan Habeş Kralı, putperest Mekkelilere, Müslümanlar aleyhine yardım etmeyi reddetti. Medine’ye hicretten sonra, Yahudi düşmanlığı Müslümanların tecrübesinde önemli bir faktör oldu. Hıristiyan dostluğu ile Yahudi düşmanlığı arasındaki zıtlık ayette şöyle ifade edilmektedir:

İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın. Onlar içerisinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da ‘biz Hıristiyanlarız’ diyenleri bulacaksın. Çünkü, onların içinde keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar. ”(Maide, 82)

Muhtemelen Mekke’nin fethinden (Ocak 630) özellikle de Tebük Seferinden(Ekim 630’dan Aralık 630’a) sonra Hz. Muhammed, İslam devletinin genişlemesi için Suriye sınırındaki Hıristiyan kabileleri ile askeri mücadele yapmak zorunda kaldı. Tevbe Suresi 29. ayetinde kendilerine karşı mücadele edilmesi gerekenler arasında bundan sonra muhtemelen Hıristiyanlar da vardır.

Eğer Kur’ân’ın yeniden gözden geçirildiği farz edilirse –yeniden gözden geçirme, nasihin bir formu olarak ortaya çıkmasından dolayı bu faraziye Müslümanların vahiy anlayışına aykırı olmayacaktır- o zaman ilk önce Yahudileri tenkit eden birçok ayetin şimdi hem Yahudileri hem de Hıristiyanları hedef alması muhtemeldir. Kur’ân’ın kendisine bakılırsa o, Hıristiyan ve Yahudi kutsal kitaplarının genel bir tahrifini iddia eder görünmemektedir.[2] Bununla birlikte Irak, Suriye ve Mısır’ın fethinden sonra Müslüman Araplara, artık birarada yaşadıkları iyi eğitimli Hıristiyanlara karşı bir savunma aracı olarak verilmesi için tahrif doktrini çeşitli şekillerde ayrıntılandırıldı. Bu zamandan itibaren İslam ve Hıristiyanlığın birbirlerine rakip oldukları sonraki dönemlerde bu iddiayla Kur’ân’daki Hıristiyan doktrinlerinin eleştirisinin düşmanca bir niyet taşıdığını farz etmek doğal hale gelmiştir. Muhtemelen hatalı bir faraziye olan böyle bir düşünceyle, bu eleştirilerin detayına bir göz atalım.

Hıristiyanlığın teslis inancına bir eleştiri ayette açıkça şu şekilde ifade edilmektedir:

“And olsun ‘Allah, üçün üçüncüsüdür’ diyenler kafir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah’tan başka hiçbir Tanrı yoktur. ”(Maide, 73)

“Ey Ehl-i Kitap! Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın resulüdür. O, Allah’ın Meryem’e ‘ol’ kelimesidir. O’ndan bir ruhtur. Şu halde Allah’a ve Peygamberlerine iman edin. Üçtür demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. Allah ancak bir tek ilahtır. O, oğlu olmaktan münezzehtir. ”(Nisa, 171)

Bu ayetler bütüncül bir şekilde gözden geçirilirse, onların Ortodoks Hıristiyanlığın teslis inancını eleştirmediğiıkça görülür,[3] fakat bu doktrinin bazen yanlış yorumu üçlü teizm / tritheism (teslisin üç unsurunun ayrı ayrı Tanrı olduğu şeklindeki inanç) olarak adlandırılmaktadır. Hıristiyan otoritelerinin büyük çoğunluğu üç tanrıya inandıklarını kabul etmemekte ve bir olan Tanrıya inandıklarını itiraf etmektedirler. Onlar monoteist olduklarını iddia etmekte ve üçlü tanrı inancına (tritheism) sahip oldukları anlayışını şiddetle reddetmektedirler. Gerçekte üçlü teizmin hatası gibi görünen yanlış inanca sahip, sıradan Hıristiyanlar bulunabilir, ancak onlar tritheist oldukları kadar, genel kabul görmüş, Hıristiyan doktrinlerine de karşıdırlar. Bu makalenin amacı, tartışılan eleştirilerin kaynaklarını araştırmak değildir. Ancak onların en iyi şekilde geçmişteki Hıristiyan kaynaklarından çıkarılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.


[1] Bu sorudaki Ortodoks kelimesi spesifik olarak kutsal Doğu Ortodoks Kilisesini gösteren bir şey olarak değil, genel anlamda alınmalıdır. Hatta geçici olarak Monofizitleri ve Nasturileri de içine alacak şekilde, genişçe ele alınmalıdır. Çünkü İslamın, Hıristiyanlığın diğer doktrinlerinden ziyade Nasturiliğe daha yakın olup olmadığı sorusuna bir açık kapı bırakılmalıdır.

[2] Krş. , Watt, “The Early Development of the Muslim Attitude to the Bible”, Transactions of the Glasgow University Oriental Society, XII (1957) s. 50-62, özellikle de sayfa 50-53. W. Montgomery Watt, kutsal kitapların tahrifiyle ilgili olan Kur’an ayetlerini farklı bir şekilde yorumlayarak şöyle demektedir: “ Kuran, Medine devrinin başlarında kendisinin Hz. İbrahim’in dininin mirasçısı olduğu iddiasındaydı ki Yahudi ve Hıristiyanlar, bu dinden sapmışlardı. Bu, Kitab-ı Mukaddeste Hz. Muhammed’i önceden bildiren bölümlerin gizlenmesine, Kitab-ı Mukaddesteki bölümlerin tahrif edilmesine ve birçok isyan etme durumlarına işaret eder. Kuran’ın gösterdiği kadarıyla tahrif, İslamla ve Müslümanlarla alay etmek için Yahudilerin çeşitli kelime oyunları yapmasından başka bir anlam taşımaz. ”(Bkz. W. M. Watt, İslam Nedir, Çev. Elif Rıza, İstanbul, Birleşik Yay. 1993, s. 258 ) Görülüyor ki Watt tahrifi, sadece Yahudilerin, Müslümanlarla yaptığı alay anlamında yorumlamaktadır. Halbuki Kuran’da gerek Yahudilerin gerekse Hıristiyanların ellerindeki kutsal metinleri tahrif ettikleri, onları orijinalliklerinden çıkardıkları çokça ifade edilmektedir. Bu konuyla ilgili Bakara Suresi 73, 86, 101; Al-i İmran 72; Nisa Suresi 46, 161; Maide Suresi 13, 15, 44, 57 ayetlerine ve geniş izahları için M. Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kuran Dili adlı eserinde ilgili ayetlerin tefsirine bakılabilir. (Çev. )

[3] Halbuki Kuran, teslisin her çeşidine karşı çıkmakta ve tevhidi ön plana çıkarmaktadır. Bu konu hakkında geniş bilgi için bkz. Mehmet Aydın, Müslümanların Hıristiyanlara Karşı Yazdığı Reddiyeler ve Tartışma Konuları, T. D. V. Yay. , Ankara, 1998, s. 107 vd. ( Çev. )