|
RÜ’YET-İ HİLAL MESELESİ
Ekrem KELEŞ
Gerek teorik olarak
gerekse vakıada 24 saat içerisinde yeryüzünde kameri aya
girmemiş hiç bir yer kalmamasına
rağmen; Dünyanın
çeşitli bölgelerinde yaşayan
Müslümanların,
21. yüzyılın
eşiğinde hala peş
peşe
dört günde bayram yapmaları
çok üzücü bir durum. Tam da Müslümanların
üç dört gün peş peşe
Ramazan orucuna başladıkları veya bayram yaptıkları yıllar
artık geride kaldı
derken nihayet 2000 yılı
Ramazan bayramı Çeşitli
İslam ülkelerinde yine dört farklı günde yapıldı.
Üstelik bu ülkeler coğrafi
olarak birbirlerine yakın bölgelerde yer almaktadırlar.
Böyle coğrafi
olarak aynı boylamlarda yer alan ülkelerin farklı günlerde kameri aya girmeleri bilimsel
olarak mümkün değildir. Netice itibariyle aynı
coğrafi bölgede bulunan Müslümanlar bile hala
bugün farklı günlerde Ramazana başlamaktan
veya bayram yapmaktan kurtulabilmiş
değiller. Son yarım
yüzyılda konuya ilişkin
olarak akdedilen yirmiyi aşkın
ilmi konferans ve sempozyum da bu hususta arzu edilen
birliği
sağlamaya yetmemiştir.
Şu kadar var ki her ne kadar arzu edilen birliği sağlamamışsa
da bu ilmi toplantılar, çok güzel sonuçlara vesile olmuştur. En azından
teorik olarak bu şekilde farklı
günlerde Ramazana başlayıp
bayram yapmanın yanlışlığı
açık seçik ortaya konmuş
bulunmaktadır.
Bu
ilmi toplantıların
ortaya koyduğu en güzel ürünlerden biri de, Müslümanlar
arasında kameri aybaşlarının tespiti hususunda müşterek
bir metot takip edilmesi fikrinin yerleşmiş olması
ve bu konudaki ihtilafın, İslam
ülkelerinin bir kısmının hesapla, bir kısmının
hilali görerek hareket etmesinden veya bazısının ihtilaf-ı
metalie itibar edip bazısının
etmemesinden değil,
tam tersine farklı metotlar takip edilmesinden kaynaklandığının
anlaşılmış
bulunmasıdır.
Artık şimdi
bu tür konferanslar sayesinde hiç olmazsa
astroloji ile astronomi birbirinden daha iyi ayırt edilebiliyor ve artık
astronomi ile kehanet birbirine karıştırılarak kehaneti yeren hadis rivayetleri, kameri
aybaşlarının
tespiti için hesaplara itibar edilmeyeceği
konusunda delil gösterilmeye kalkılmıyor.
Ramazan
ve bayram gibi dini günlerin tespitinde birlik ve
beraberliğin
sağlanması,
ilgili herkesin ortak dileğidir. İlmi
toplantılarda konuyla ilgili güzel kararlarla
ihtilafları asgariye indirecek adımlar
atılmıştır.
Siyasi
veya başka
muhtevalar yüklenmek suretiyle kimi zaman ilmi tartışma
ortamından
çıkarılarak
polemik konusu haline de getirilen Rü’yet-i hilal
meselesi,
bu yazıda
güncel olarak görülen birkaç yönüyle ilmi ölçüler
içinde kısaca
ele alınmaya
çalışılacaktır.
|