|
HIRİSTİYANLIĞIN MİMARI PAVLUS’UN KADINLARIN ÖRTÜNMESİYLE İLGİLİ SÖZLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Hakkı Ş. YASDIMAN
Hıristiyanlık
denilince İsa’dan
sonra ilk akla gelen isimlerden birisi, belki
de en önemlisi Pavlus’tur. Bu durum, onun hem
fikirlerinin hem de yaşam
tarzının
Hıristiyan
dininin inanç ve öğretilerinin
şekillenmesinde
oynadığı
rolden kaynaklanmaktadır.
Hıristiyan
dünyasının
Pavlus’a gösterdiği
bu teveccühün arkasında
hiç şüphesiz,
onun kendisi hakkında
ileri sürdüğü
bir takım
iddiaların
da payı
bulunmaktadır.
Bu bağlamda
o, örneğin
Hıristiyanlık
içerisindeki yerini vurgulamak ve misyonunu göstermek
bakımından,
daha annesinin karnında
iken Tanrı
tarafından
seçilip, görevlendirildiğini
ileri sürmüştür.”
Yine: “… size teslim ettiğimi
ben Rab’den aldım.”;
“… Baba Allah vasıtası
ile resul olan Pavlus…”’
gibi sözlerinde hep yaptığı
görevin bir ilâhî boyutu olduğuna
dikkatleri çekmeye çalışmıştır.
İşte
buna benzer iddialarla, yaptığı
icraatlarla Hıristiyanlıkta
tarihsel öneme ve müstesna bir yere sahip olan Pavlus’un
hayatının
önemli bir kısmının,
inandığı
dini yayabilmek düşüncesiyle
çıktığı
seyahatlerde geçtiği
görülmektedir. Biz bu araştırmada
onun, yine böyle bir gaye ile gittiği
ve bir müddet kaldığı,
Eski Yunan şehri
Korint’teki cemaatine yazdığı
ilk mektubunun bir bölümünü ele alacak ve
burada dile getirdiği
görüşlerini
analiz edeceğiz.
Pavlus,
M. S. 55 yıllarında
iken Efes’te “I. Korintoslulara” başlığı
ile bir mektup kaleme almıştır.
Bu mektubun 11. babının
3-16 cümlelerinde kadınlar
üzerinde durmuş
ve bu arada da başörtüsünden
bahsetmiştir.
Pavlus’un mektubunun bu bölümündeki görüşlerden
de güç alan bir kısım
Hıristiyan
din adamı
kadınlara
karşı
yüzyıllarca
sürecek “olumsuz” bir tavrın
içine girmişlerdir.
Yine, bazı
Hıristiyan
din bilginleri de bu mektuptaki başörtüsünün
zikredildiği
cümleleri kadınların
tesettüre bürünmeleri yönünde bir gerekçe olarak
kullanmışlardır.
Diğer
taraftan, aynı
cümleler, son bir kaç asırdır,
Hıristiyanlıkta
baş
örtüsünün bulunmadığına
dair en önemli delillerden birisi olarak gösterilmiş
ve gösterilmeye de devam etmektedir.
Biz
araştırmamızda
bu tartışmalar
üzerinde durmayacağız.
Çünkü bu makalenin hazırlanmasındaki
asıl
amaç, Pavlus’un Korintlilere yazdığı
birinci mektubunun 11. babındaki
kadınlar
hakkında
ve özellikle de “başörtüsü”
konusunda söylediklerinin arka planına
gitmek, yani onun fikirleri üzerindeki diğer
kültürlerin izlerini göstermektir. Dolayısıyla,
bu araştırmada
esas olarak bu mektubun 11:3-16 cümleleri üzerinde
yoğunlaşılacak
ve bu bağlamda
da Pavlus’un görüşlerinin
yetiştiği,
yaşadığı
çevrelerdeki örf ve adetlerle olan benzerliği
ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Pavlus’un
hayatı
ile ilgili yaptığımız
araştırmalar
onun hayatının
öncelikle
Yunan, Roma, Yahudi kültür üçgeninde geçtiğini
ortaya koymaktadır.
Pavlus, bir Yunan-Roma şehri
olan Tarsus’ta doğmuş,
çocukluğunu
bu çevrede
ve bu kültürler içinde yaşamıştır.
Bir Roma vatandaşı
olmanın
avantajını
kullanmış,
zor zamanlarında
da hep bu kimliğini
öne çıkarmıştır.
Diğer
taraftan o, Yahudi bir aileden dünyaya gelmiş,
Yahudi eğitimi
almış
ve aslında
hayatının
daha sonraki dönemlerinde bu yönüyle de hep iftihar
etmiştir.
Hatta, din değiştirdikten
sonra da zaman zaman Yahudi hukukuna göre
hareket etmiş
ve bunu söylemekten de çekinmemiştir.
Yine
Pavlus’un hayatındaki
dikkati çeken önemli hususlardan birisi de onun
fazlasıyla
seyahat etmiş
olmasıdır.
Bu seyahatleri dolayısıyla,
gerek çocukluk yıllarında
ve gerekse gençlik yıllarında
Anadolu, Suriye, Ürdün ve Filistin onun yaşamında
önemli tesirler meydana getirmiştir.
Daha sonraları
ise, Makedonya, Yunanistan, Ege adaları
ve Roma Pavlus’un yaşamak
durumunda kaldığı
coğrafyalar
olmuştur.
Kısacası,
Pavlus bütün bu yörelerdeki kültürleri yakından
tanıma
imkanını
elde etmiştir.
Pavlus’un
bu hareketli yaşam
tarzının
ve diğer
kültürlerle yıllarca
içiçe yaşamasının
onun ileride ortaya koyacağı
inanç ve öğretisinin
şekillenmesinde
oldukça etkili olduğu
anlaşılmaktadır.
Biz,
bu çerçevede, şimdi
Pavlus’un bütün bu dolaştığı
ve kaldığı
bölgelerdeki
“tesettür” gelenekleri ile onun eski dini
Yahudilikteki örtünme adetlerine ana hatlarıyla
bir göz atmak istiyoruz.
|