|
İSLAM HUKUKUNUN DOĞASINA KLASİK ORYANTALİST BİR BAKIŞ: N. J. COULSON ÖRNEĞİ
Muharrem KILIÇ
İslam hukuku
alanında yapmış olduğu çalışmalarıyla klasik
oryantalist söylemin önde gelen temsilcilerinden
biri olan İngiliz oryantalist Noel James Coulson
(1928-1986), Oxford’da klasik diller ve doğu
dilleri üzerine çalışmalar yapmıştır. Daha
sonra, İslam hukuku alanında yaptığı çalışmalarla
oryantalist çevrede ün kazanan ve düşünceleri bu
alanda yapılan diğer oryantalist çalışmalar üzerinde
derin bir etki yaratan Joseph Schacht’ın
(1902-1969) yönlendirmesi ile İslam hukuku üzerine
çalışmalarına devam etmiştir. Akademik çalışmalarını
İslam hukuku alanında yoğunlaştıran Coulson, çeşitli
yerlerde İslam hukuku dersleri de vermiş bir şarkiyatçıdır.
Batı’da
oryantalist gelenek içerisinde İslam hukukunda doğuş
ve oluşum evresini akademik düzeyde analiz eden
Schacht, kuşku yok ki bu alanda halefleri için bir
otorite olarak kabul edilmiştir. Schacht, klasik
oryantalist geleneğin İslam hukuku yorumunu akademik
bir yetkinlikle formüle etmiştir. Bu yüzden, klasik
oryantalist geleneğin bu alanda üstadı kabul
edilebilecek olan Schacht’ın yönlendirmeleriyle
Coulson’ın ilgi alanı şekillenmiştir. Bu doğrultuda
çalışmalarını daha çok klasik oryantalist söylemin
temel yaklaşımları üzerine inşa etmiş, İslam
hukukunda tarihsel süreci içinde gelişimine ve doğasına
ilişkin bir takım sorunlar üzerinde yoğunlaştırmıştır.
Doğal
olarak, Coulson’ın İslam hukuk tasavvuru da Batı
orijinli kavram ve kurumları merkeze alan, idolleştiren
ve ötekini marjinalize eden klasik oryantalist geleneğin
temel paradigması üzerine şekillenmiş ve bu geleneğin
bir temsilcisi olarak oryantalist literatüre katkıda
bulunmuştur. Bu bağlamda, Coulson’ın İslam Hukuk Tarihi (A History
of Islamic Law) adlı yapıtı üzerine kaleme aldığı
çalışmasında M. Selim El-Awa’nın, onu
oryantalist geleneğin bir temsilcisi olarak değerlendirmemesinin
bir yanılgıdan ibaret olduğunu belirtmeliyiz.
Coulson’ı tarih, kültür ve doğu gelenekleri ile
ilgili bir oryantalist olarak değerlendirmekten çok,
farklı hukuk sistemleri arasında karşılaştırma
yapmayı amaçlayan bir medeni hukuk uzmanı olarak değerlendiren
El-Awa, onun karşılaştırmalı çalışmalarında
ondan önce gelen bir çok oryantalistin ya da
meslektaşının çalışmalarına hakim olan manipülatif
içeriğe sahip olmadığını ileri sürer.
Bu
çalışmamızda, kaleme almış olduğu çalışmaları
çerçevesinde Coulson’ın -yukarıda iddia edildiğinin
aksine- Batı’da klasik oryantalist geleneğin bir
temsilcisi olarak, İslam hukukunda doğasına ilişkin
ileri sürdüğü argümanların eleştirel bir
perspektifle analizini amaçlamaktayız. Genel anlamda
İslam hukukunda doğasına ilişkin üretilen klasik
oryantalist söylem, teori-pratik ikilemi, durağanlık-değişkenlik,
hukuk-ahlak ve idealizm-realizm gibi kavramsal
dikotomiler çerçevesinde formüle edilmiştir.
Klasik oryantalist söylemin, İslam hukukunda temel
karakteristiği olarak belirlediği idealist ve değişmeyen
hukuk nitelendirmesini Coulson’ın çalışmalarında
da görmekteyiz.
Kuşku
yok ki, oryantalist söylemin daha net bir biçimde
algılanabilmesi için boy verdiği düşünsel vasatın
temel parametrelerinin ayırdında olunması gerekir.
Zira, konuya analitik bir bakış bu gerekliliği doğurmaktadır.
Oryantalist zihin dünyasını besleyen teorik ve
sosyal bilimsel arka plân bilgisi üzerine oluşturulacak
olan tablonun daha açık ve net olacağını ifade
edebiliriz. Bu yüzden, klasik oryantalist söylemin
teorik arka plânına giriş niteliğinde yapılacak
olan bir atıfla konuya başlamak daha uygun olacaktır.
|