ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Salih Tuğ: PROF. DR. MUHAMMAD HAMİDULLAH
Yücel Bulut: ORYANTALİZMİN TARİHSEL GELİŞİMİ ÜZERİNE BAZI DEĞERLENDİRMELER
Ahmet Davutoğlu: BATIDAKİ İSLAM ÇALIŞMALARI ÜZERİNE
Hilmi Yavuz: “ORYANTALİZM” ÜZERİNE BİR ‘GİRİŞ’ DENEMESİ
Abdurrahman Çetin: KUR’AN KIRAATLARINA YÖNELİK ORYANTALİST YAKLAŞIMLAR
İbrahim Hatiboğlu: YAKIN DOĞU SEYAHATI VE ESERLERİ BAĞLAMINDA IGNAZ GOLDZİHER VE İSLÂM DÜNYASI İLE FİKRÎ ETKİLEŞİMİ
Muharrem Kılıç: İSLAM HUKUKUNUN DOĞASINA KLASİK ORYANTALİST BİR BAKIŞ: N. J. COULSON ÖRNEĞİ
Bilal Gökkır: KUR’AN’DA YABANCI KELİMELER MESELESİNE ORYANTALİST BİR YAKLAŞIM
İlyas Üzüm: BATILILARIN ALEVÎLİK İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARDA İSLÂM DIŞI ÖĞELERİ ÖNE ÇIKARMALARI
İsmail Albayrak: KUR’ÂN-I KERÎM ÂYETLERİNİN TERTÎBİ HAKKINDAKİ ORYANTALİST SÖYLEME GENEL BİR BAKIŞ
Ary A. Roest Crollius Çeviri: Mehmet Aydın: İNKULTURASYON: KÜLTÜRLER KARŞILAŞMASINDA İNCİL
Maxime Rodinson Çeviri: Ahmet Turan Yüksel: ORYANTALİZMİN DOĞUŞU
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Ahmet Bedir: KUR’ÂN’IN ANLAŞILMASINDA ORYANTALİZMİN ENTELEKTÜELİMİZDEKİ ETKİLERİ

Recep Alpyağıl: 'TEMSİL'İN SORUNLARI VE EDWARD SAİD'İN ORYANTALİZME İLİŞKİN ANALİZLERİNİN GÜCÜ

Mustafa Özel: TEFSİRDE ORYANTALİZM ELEŞTİRİSİ: MEVDUDİ ÖRNEĞİ

Mehmet Azimli: MÜSLÜMAN TARİHÇİLERİN ORYANTALİSTLERE KARŞI TAVIRLARI -ASIM KÖKSAL ÖRNEĞİ-

Bülent Şenay: “ORTA DOĞU ARAŞTIRMALARI BİRİNCİ DÜNYA KONGRESİ” VE ALMANYA’DA ORYANTALİST ÇALIŞMALAR

Ejder Okumuş: “GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ BİR ORYANTALİZMDEN GLOBAL SOSYOLOJİYE GEÇİŞ İMKANI”

Hülya Küçük: GÜNÜMÜZ HOLLANDASI’NDA İSLAM ARAŞTIRMALARI

Kemal Kahraman: ORYANTALİZMİN GÖLGESİNDE DİVAN ŞİİRİ

İsmail Taş: SSCB DÖNEMİNDE İSLÂM FELSEFESİ

Anzavur Demirpolat: ÜLGENER VE GERİ KALMIŞLIK SORUNSALI

Ahmet Bedir: KUR’ÂN’DAKİ TÜRKÇE KELİMELER

 
NOSTALJİ:
Muhammed Hamidullah Çeviri: Nafiz Danışman: ROMA KANUNU İLE İSLAM KANUNU ARASINDAKİ MÜNÂSEBETLER
  makaleler


“ORYANTALİZM” ÜZERİNE BİR ‘GİRİŞ’ DENEMESİ

Hilmi YAVUZ

Uzun bir süredir ‘Oryantalizm’ üzerine yazıyorum. Bu yazılar, bizim insanımızın bilinç dışında yapılanmış olan bir ideolojinin zihinsel arka planını araştırmak amacını taşıyorlar.

Oryantalizm’ bir açıdan bakıldığında bilim, bir açıdan bakıldığındaysa, ideoloji. ‘Oryantalizm’in Türkiye’de bir ideoloji olarak alımlandığını söylemek mümkün. Bu alımlamanın zihinsel arka planında, Batılılaşma veya Modernleşme duruyor. Batılılaşma, bir ‘medeniyet projesi’ olarak, ‘Avrupalı olma’yı değil, ‘Avrupalı gibi olma’yı dayatan bir projeydi. Shakespeare’in o ünlü kahramanının sorusunu değiştirerek söylersek, asıl mesele, ‘olmak’ mı, yoksa ‘gibi olmak’ mı meselesi idi.

‘Avrupalı olmak’, bir medeniyeti bütünüyle temellük etmek manasına gelir; ‘Avrupalı gibi olmak’sa, o medeniyetin bir parçasını temellük etmek! Bütünüyle temellük etmek, bir medeniyetin kavramlarla inşa edildiğinin idrakinde olmaktır; parçalı temellük ise, simgelerle! Tanzimatçılar kadınlar için piyano çalmayı, erkekler içinse Fransızca konuşmayı ‘Avrupalı olmak’ için yeterli sayıyorlardı. Oysa, birer simgeydi bunlar ve ‘Avrupalı olma’yı değil, ‘Avrupalı gibi olma’yı işaret ediyorlardı. ‘Avrupalı olma’nın bu neviden simgelerle değil, ‘İnsan Hakları’, ‘Demokrasi’, ‘Sivil Toplum’ gibi birtakım kavramlarla ifade edildiği, maalesef, çok geç idrak edilmiştir.

Oryantalizm, işte tastamam burada devreye girdi ve gerçek manada Batılılaşma (Avrupalılaşma, Modernleşme) sürecinin yerini alarak onu ikame etti; ‘Avrupalı olmak’ın yerini, ‘Avrupalı gibi olmak’ın aldığı bir zihinsel süreç...Bilinç dışımızda yapılanan ve entelektüel cehd ile deconstruction’a tabi tutulması gereken bir süreç...

Aydınımıza, önce kendi zihinsel hamulesini temizlemekten başlayan radikal bir entelektüel tasfiye görevi düşüyor. Bu sayısıyla ‘Marife’, bu manada hayırlı bir başlangıçtır.

Oryantalizmden Oksidantalizme Oryantalistleşme

Oryantalizm, çoğumuz ayırdında değiliz ama, Türkiye’nin zi­hin ufkunu kuşatan, baştan başa kuşatan vahim bir ideolo­ji. Ve bu ideolojinin söylemi bilinç dışımızda derinleşip yapılanıyor; gündelik hayatımızda giderek daha fazla yer kaplıyor. Birebir insanî ilişkilerimizde oryantalizmi duyumsamamak olanaksız! Aynı tarihi taşıyan özneler olarak insanların, birbirlerine ‘öteki’ muamelesi yap­tıkları bir tuhaf yabancılık!..

Tuhaf ve elbette manidar! Batılılaşma bizi, bir kimlik etiketleme iddiasıyla giriştiği o yaralayıcı işlemle ikiye böldü. Değişmeyen Do­ğulular, yani Gelenekçiler ve değişen Batılılar, yani Modernler! Şa­şırmamak gerek: Bryan Turner’in de belirttiği gibi,[1] oryantalist söy­lemin temel özelliği ‘Batı’nın emsalsizliğini vurgulamak için Doğu’yla farklılığının altını çizmek’tir. Bu farklılık, oryantalist söylem­de Doğu’nun statikliğinde, değişmezliğinde temellenir temellenme­sine de, bu değişmezliğin asıl nedeni, İslâm’dır. Uygarlık ‘değişme’ demektir ve oryantalistlere göre İslâm, bir ‘medeniyet kurmayı hiç­bir zaman aslî ve temel bir görev olarak’ görmemiştir. İslâm’ı sade­ce değişmeyen dogma olarak din tarafı ile kavrayıp, onu aynı za­manda değişen bir uygarlığın kurucusu olarak kabul etmeme, oryan­talist söylemin alâmet-i fârikasıdır. Bir uygarlıktan değil, olsa olsa bir dinden söz edilebilir İslâm bağlamında ve Batılılaşma, İslâm’a, onda sözümona eksik olanı, yani, uygarlığı getirecektir!

Oryantalizmin ‘çağdaş uygarlık düzeyi’ ile bütünleşmesi, işte bu ideolojik dolayımla gerçekleşti. Oryantalizm önce, ‘çağdaş uygarlık düzeyi’ söylemine eklemlendi; sonra, onun yedeğinde, yavaş yavaş ve ihtiyatla zihinlere sızdı; sızma işlemi bütün bir zihniyeti kuşatır kuşatmaz da, oryantalizm kendisini ‘çağdaş uygarlık düzeyi’nin ta kendisi ilan etti! Türkiye’nin Batılılaşması değil, oryantalistleşmesi sü­reci böylece tamamlandı.

Bunun önemli bir saptayım olduğunu düşünüyorum. Toplumu Batılılaşmış (modern) ve Batılılaşmamış ya da, Batılılaşmaya ayak di­retmiş (geleneksel) iki kesime bölme marifeti oryantalizme aittir ve bunun da adı oryantalistleşmedir elbette; Batılılaşma değil!


[1] Bryan S. Turner, Oryantalizm ve İslam’da Sivil Toplum Meselesi, Oryantalistler ve İslamiyatçılar, Oryantalist İdeolojinin Ekştirisi (ed. A. Hüseyin, R. Olson, C. Küresi), İnsan Yayınlan, İstanbul, 1989, s. 37 vd.