ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
İsmail Hakkı Sezer: KUR’ÂN’DA ŞİİR VE ŞAİR
Şükrü Özen: HİCRÎ II. YÜZYILDA İSTİHSÂN VE MASLAHAT KAVRAMLARI
Halil İbrahim Bulut: SİHRİN HAKİKATİ VE MÛCİZEDEN FARKI
Şamil Dağcı: İSLAM CEZA HUKUKUNDA İRADE-SUÇ İLİŞKİSİNİN CEZAYA ETKİSİ
Mustafa Öztürk: KUR’AN BAĞLAMINDA HZ. MERYEM’LE İLGİLİ BİR İNCELEME
Ali Akpınar: KUR’AN AYETLERİNE GÖRE HAC İBADETİNİN ZAMANI VE DAHA SAĞLIKLI BİR İBADET İÇİN BAZI TEKLİFLER
Yaşar Yiğit: İNSANLIK ONUR VE ŞEREFİNİN KORUNMASI AÇISINDAN KAZF SUÇU VE CEZASININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Hasan Hüseyin Tunçbilek: İSLÂM’IN DIŞINDAKİ MONOTEİST DÜŞÜNCE VE İNANÇLARDA ULÛHİYET ANLAYIŞI
Ünal Kılıç: Bİ’RİMAÛNE SEFERİ (Sebep, Sonuç ve Çıkar İlişkileri Bağlamında)
İhsan A. Bagby Çeviri: Şükrü Selim Has: KLÂSİK İSLAM HUKUKU TEORİSİ’NDE (FIKIH USULÜ’NDE) MASLAHAT MESELESİ
Josef Van Ess Çeviri: Zafer Erginli: TASAVVUF VE MUHALİFLERİ: UYGULAMALAR ÜZERİNDEKİ YANSIMALAR, MİHNELER, DÖNÜŞÜMLER
Norman Calder Çeviri: Süleyman Akkuş: BERAHİME: LİTERAL YAPI VE TARİHSEL GERÇEKLİK
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Mehmet Aydın: DÜNYA BARIŞININ SAĞLANMASINDA DİN TEMSİLCİLERİNE DÜŞEN SORUMLULUK

İsmail Köksal: İSLAM HUKUKU AÇISINDAN İSRAF EKONOMİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Hamit Er: OSMANLI DEVLETİ’NDE EĞİTİM VE ÇAĞDAŞLAŞMA ÇABALARI

Davut İltaş: YADSINAN GELENEK: “İSLAM’A YAMANAN SANAL ŞİDDET: RECM VE İRTİDAT MESELESİ” YAZISI ÜZERİNE BAZI ELEŞTİREL MÜLAHAZALAR

Mehmet Evkuran: İNSAN DOĞASINI YENİDEN DÜŞÜNMEK

 
NOSTALJİ:
Dilâver Gürer: SEMÂ VE DEVRÂN HAKKINDA İKİ RİSÂLE
  araştırma notları


OSMANLI DEVLETİ’NDE EĞİTİM VE ÇAĞDAŞLAŞMA ÇABALARI

Hamit ER

Büyük bir devlet geleneğinin küçük bir nüvesi olarak kurulan Osmanlı Devleti, kuruluşundan (1299) XVI. yüzyıl ortalarına kadar, hızla ilerlemiş; sadece İslam dünyasının değil, aynı zamanda tüm dünyanın en büyük ve en güçlü devleti haline gelmiştir. Osmanlı Devleti’nin bu büyümesi ve güçlenmesi devlete bağlı kurumların; özellikle de eğitim kurumlarının gelişmesini sağlamıştır. Devletin gereksinim duyduğu her türlü bilimsel ve entelektüel ihtiyaç bu kurumlar tarafindan karşılanmıştır. Osmanlı Devleti’nin yegâne eğitim kurumlarını ve bilgi üretim merkezlerini medreseler oluşturmakta idi. Buradaki eğitim sistemi, Osmanlı Devleti’nden üç yüzyıl önce kurulmuş olan Türk-İslam devletlerinin eğitim sahasındaki birikim ve tecrübenin bir devamıdır. Zaman içerisinde Osmanlı bu birikimi Fatih Sultan Mehmed ve Kanunî Sultan Süleyman dönemleri başta olmak üzere, bu kurumları daha da geliştirmiş ve gelebilecekleri en son noktaya kadar ulaştırmışlardır.[1]

Medreseden yetişen ilmiye sınıfı devlet içerisinde büyük bir imtiyaza sahip oldukları gibi, ilmiye sınıfının üst düzeyini oluşturan şeyhülislam, kazasker, padişah hocaları sahip oldukları imtiyazın ötesinde padişahı etkileri altında tutabilecek avantajı da ellerinde bulunduruyorlardı. İlmiye sınıfı devlet içerisinde eğitim-öğretim, yönetim ve hukukî işlerin yürütülmesini sağlıyorlardı.[2]

Osmanlı Devleti’nde medreselerin dışında Enderun adı altında bir eğitim kurumu daha vardı ki, bu sistemli örgün öğretim kurumundan daha çok çıraklık-ustalık esasına dayalı bir eğitim kurumu olup saraya bağlı olarak çalışmaktaydı. Buradan yetişenler başta saray hizmetleri olmak üzere, devletin askerî konudaki her türlü eleman ve insan ihtiyacını karşılamakta idi. Bu mektepte eğitim görenler şüphesiz son derece vasıflı, ölçülü ve seviyeli kimselerdi. Bir üst sınıfa geçme sırasında ince bir süzgeçten geçirilir, başarısız oldukları takdirde derhal orduya vasıfsız bir asker olarak gönderilirlerdi.[3]

XVI. Yüzyılda devletin ulaşmış olduğu ihtişama rağmen, değişen dünya şartlarına uyum sağlayamayan ve içinde bulunduğu durumla yetinen Osmanlı toplumu, her türlü bilgi ve teknoloji üretiminden, kaliteyi ve yeniliği yakalamadan uzaktı. Buna karşılık olarak, her türlü gelişme çizgisini ve üretimi zorlayan Avrupa devletlerinin gösterdiği gayretler, dünya üzerindeki dengeleri zorlamaya, hatta bozmaya başladı. Başlangıçta çevresinden alâkasız olan ve onları küçümseyen Osmanlı, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmede isteksiz davrandı. Bu isteksizliğin altında dinden kaynaklanan üstünlük psikolojisi yatmaktaydı. İlmî, fikrî, sınaî, idarî ve iktisadî alanda kendi güçlerini yeterli gören Osmanlı, Avrupa’daki gelişmelere ihtiyaç duymuyordu.[4] Osmanlı toplumundan olan Müslüman bir ferdin, Müslüman olmayan Avrupa ülkelerinden birine seyahat etmesi hoş görülmezdi. Herhangi bir Avrupa devletinden iş için veya gezmeye gelen bir kimseye rahatsız edici, küçümsenen nazarlarla bakılırdı.

Kanunî Sultan Süleyman’ın ölümünden hemen sonra, Şehzade Beyazıt ile Şehzade II. Selim arasında çıkan taht kavgaları Osmanlı Devleti’ni ciddi olarak bir iç kargaşaya itmiştir. Bu olay devlet düzeninin bozulmasına, iktisadî ve ekonomik sıkıntıyla birlikte toplumsal bir keşmekeşliğe yol açmıştır. Bundan sonra Osmanlı Devleti kendini bir daha toparlayamayacağı bir sürecin içinde bulacaktır.


[1] Osmanlı medreseleri hakkında yapılmış bir hayli çalışma vardır. Daha fazla bilgi için bkz: İ. H. Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin İlmiye Teşkilatı, Ankara 1988; Ş. Tekindağ, “Medrese Dönemi”, Cumhuriyetin 50. Yılında İstanbul Üniversitesi 1973, İstanbul 1973; C. İzgi, Osmanlı Medreselerinde İlim, İstanbul 1997; C. Baltacı, XV-XVI. Asırlarda Osmanlı Medreseleri, İstanbul 1976; H. Atay, Osmanlılarda Yüksek Din Eğitimi, İstanbul 1983.

[2] Halil İnalcık, “Osmanlı Padişahı”, A.Ü. Siyasal Bilimler Fakültesi Dergisi, C. XII, Sayı 4, s. 24; İ. H. Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinde İlmiye Teşkilatı, Ankara 1988, s. 153; Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı Ankara 1945, s. 360; Silahtar Mehmed Ağa, Silahtar Tarihi, yayınlayan: M. N. Özön, Ankara 1932, C. I, s. 157.

[3] Enderun Mektebi konusunda ciddi bir araştırma Ülker Akkutay tarafından doktora tezi olarak yapılmıştır. (Ü. Akkutay, Enderun Mektebi, Ankara 1984). Ayrıca Enderun Mektebi için bkz: Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi, İstanbul 1977, C. I, s. 11-25; İ. H. Baysal, Enderun Mektebi Tarihi, İstanbul 1953; Mehmet İbşirli, “Enderun”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. XI, s. 185; Enderun Tarihi (Anonim), Atatürk kitaplığı, M. Cevdet yazmaları, No: K470.

[4] E. İhsanoğlu, “Tanzimat Öncesi ve Tanzimat Dönemi Osmanlı Bilim ve Eğitim Anlayışı”, 150. Yılında Tanzimat, Yay. Haz. H. Dursun Yıldız, Ankara 1992, s. 336; S. Show, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, trc: Mehmet Harmancı, İstanbul 1982, C. II, s. 308.