ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
İsmail Hakkı Sezer: KUR’ÂN’DA ŞİİR VE ŞAİR
Şükrü Özen: HİCRÎ II. YÜZYILDA İSTİHSÂN VE MASLAHAT KAVRAMLARI
Halil İbrahim Bulut: SİHRİN HAKİKATİ VE MÛCİZEDEN FARKI
Şamil Dağcı: İSLAM CEZA HUKUKUNDA İRADE-SUÇ İLİŞKİSİNİN CEZAYA ETKİSİ
Mustafa Öztürk: KUR’AN BAĞLAMINDA HZ. MERYEM’LE İLGİLİ BİR İNCELEME
Ali Akpınar: KUR’AN AYETLERİNE GÖRE HAC İBADETİNİN ZAMANI VE DAHA SAĞLIKLI BİR İBADET İÇİN BAZI TEKLİFLER
Yaşar Yiğit: İNSANLIK ONUR VE ŞEREFİNİN KORUNMASI AÇISINDAN KAZF SUÇU VE CEZASININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Hasan Hüseyin Tunçbilek: İSLÂM’IN DIŞINDAKİ MONOTEİST DÜŞÜNCE VE İNANÇLARDA ULÛHİYET ANLAYIŞI
Ünal Kılıç: Bİ’RİMAÛNE SEFERİ (Sebep, Sonuç ve Çıkar İlişkileri Bağlamında)
İhsan A. Bagby Çeviri: Şükrü Selim Has: KLÂSİK İSLAM HUKUKU TEORİSİ’NDE (FIKIH USULÜ’NDE) MASLAHAT MESELESİ
Josef Van Ess Çeviri: Zafer Erginli: TASAVVUF VE MUHALİFLERİ: UYGULAMALAR ÜZERİNDEKİ YANSIMALAR, MİHNELER, DÖNÜŞÜMLER
Norman Calder Çeviri: Süleyman Akkuş: BERAHİME: LİTERAL YAPI VE TARİHSEL GERÇEKLİK
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Mehmet Aydın: DÜNYA BARIŞININ SAĞLANMASINDA DİN TEMSİLCİLERİNE DÜŞEN SORUMLULUK

İsmail Köksal: İSLAM HUKUKU AÇISINDAN İSRAF EKONOMİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Hamit Er: OSMANLI DEVLETİ’NDE EĞİTİM VE ÇAĞDAŞLAŞMA ÇABALARI

Davut İltaş: YADSINAN GELENEK: “İSLAM’A YAMANAN SANAL ŞİDDET: RECM VE İRTİDAT MESELESİ” YAZISI ÜZERİNE BAZI ELEŞTİREL MÜLAHAZALAR

Mehmet Evkuran: İNSAN DOĞASINI YENİDEN DÜŞÜNMEK

 
NOSTALJİ:
Dilâver Gürer: SEMÂ VE DEVRÂN HAKKINDA İKİ RİSÂLE
  makaleler


KLÂSİK İSLAM HUKUKU TEORİSİ’NDE (FIKIH USULÜ’NDE) MASLAHAT MESELESİ

İhsan A. BAGBY - Çeviren: Şükrü Selim HAS

1982 yılında Mısır’da, Kahire’de kaldığım sıralarda, gazetede 1979 yılında çıkartılmış olan 44 no’lu Ahvâl-i Şahsiyye Kanunu’na ilişkin ihtilaflı hükümler hakkında şiddetli bir tartışma okumuştum. Hükümlerden bazıları, İslam hukuku’nun kanunlaştırılmış bir biçimi ile Mısır hukukunu değiştirmek isteyen bir komite tarafından teklif edilmekteydi. Tartışmanın temelinde yatan husus da maslahat’tı.

İslam hukukunda daha önce meydana gelmemiş meselelere ait yeni hükümleri savunanlar, yeni hükümlerin maslahat prensibine bağlı olarak çözümlenmesini savunurken, muhalifler, hukukî hükümlerin temellendirilmesinde maslahatın meşrûiyetine karşı çıkmışlardır. Yeni Ahvâl-i Şahsiyye Kanunu’nun mimarlarından birisi şöyle yazmıştı:

“İmamların, hukukçuların/fakihlerin ve müftîlerin takip ettikleri prensip şudur: Formel hukukî görüşler (fetvalar) ve bağımsız hukukî görüşler (içtihatlar), zamanın ve şartların değişmesine bağlı olarak değişir.”[1]

“İkinci bir eşe ilişkin hüküm ve kuralların öne sürülmesi maslahat anlayışına dayanmaktadır.”[2]

Yeni hükümlere karşı olan birisi de bunları şu şekilde cevaplamıştı: Bir hükmün meşrûiyetini sağlayan yegâne kriter, muteber bir hukukî delildir. Ve şayet bir hüküm herhangi bir hukukî delil tarafından desteklenmiyorsa, bu hüküm sadece maslahat prensibine dayalı olarak meşrûluk kazanamaz. Maslahat, sadece ve sadece hukukî bir delil tarafından desteklenirse kullanılabilir.

“Muteber olarak kabul edilen maslahat, hukukun kabul ettiği maslahattır ve sağlam hukukî delil ise bize maslahatın varlığını açıklayan delildir.”[3]

Aynı yazar kendi kanıtını güçlendirmek için klâsik hukuk teorisyeni (usulcü) İbn Kayyım el-Cevziye’den şu iktibası yapmıştır:

 “Mesele, çağa uygun olup olmamasından ziyade, hukukî delillerin sağlamlığını nazar-ı itibara almaktır... Şayet görüş, sağlam bir delil tarafından desteklenirse onu kabul ederiz, isterse insanlar onun çağa uygun olduğunu veya olmadığını düşünsünler fark etmez.”[4]

Maslahat meselesi, bu soruların da işaret ettiği gibi İslam hukukundaki değişim ve esneklik probleminin ayrılmaz bir parçasıdır. Maslahat ile ilgili bu tartışma, yararlılık ve diğer genel prensiplere dayalı delillerin, hukukta mevcut olmayan yeni hükümler, hatta daha da önemlisi İslam hukukuna aykırı veya zıt gibi gözüken hükümler için muteber bir gerekçe olup olmadığı probleminde odaklanır. Diğer bir ifade ile İslam hukuku ne ölçüde değişebilir ve bu değişiklikler hangi prensip ve fikirlere dayalı olarak gerçekleşecektir? Ne zaman İslam hukuku, yeni hükümler ve modern terminolojide “müşkil meseleler” (hard cases) denilen durumlarla karşı karşıya kalsa maslahat konusu, merkezî bir konum almaktadır.

Maslahat, bugün de merkezî konumdadır. Çünkü pek çok Müslüman ülke, İslam’ın yeniden canlanmasının tabii bir neticesi olarak (bazıları ciddi olarak, bazıları yarı gönüllü biçimde) hukukî sistemlerini İslam hukuku ile uyum içinde yeniden tesis etmeye girişmektedir. İslam hukukunun geleneksel hükümlerini modern bir kanunlar sistemi içinde düzenlemek suretiyle bu ülkeler, aynı zamanda modern bir toplum kurma zorunluluğu ile yüz yüze iken, bin yılı aşkın bir zaman öncesine uzanan bir hukukun içeriğine ve düşünce yapısına bağlı kalmayı istemektedirler.

Maslahat, bu dengenin nasıl sağlanacağı konusundaki münakaşada tartışılan bir kavram olmuştur. Maslahatın tanımı nedir? Hukukî gerekçelendirmede maslahatın rolü nedir? Maslahatın muteberliği ne demektir? Maslahatın net olarak anlaşılması, bu durumda oldukça büyük bir önem arz etmektedir.


[1] Abdülmunim en-Nimr, “Li mâzâ i’tebernâ ez-zevce es-sâniye idrâran bi’l-ûlâ”, el-Livâu’l- İslamî (Kahire), 18 Mart, 1982, s. 15.

[2] Abdülmunim en-Nimr, “Vad’ evabi li’z-zevâc mübah aslen”, el-Livâu’l-İslamî (Kahire), Nisan 1, 1982, s. 15.

[3] Muhammed Osman, “La yüşteratu vuku’u’t-talâk emâme’l-kâdî”, el-Livâu’l-İslamî (Kahire), 8 Nisan, 1982, s. 15.

[4] Aynı yer.