ENGLISH Anasayfa  |  Editörden  |  Biz Kimiz?  |  Yayın İlkeleri  |  Sayılar  |  Abone  |  Linkler  |  Bize Yazın
MAKALELER:
Ömer Menekşe: OSMANLI’DA ZİNA CEZASI OLARAK RECM
İsmail Çalışkan: KUR’AN VE TEFSİR ARAŞTIRMALARINDA BATILI YAKLAŞIMDA DEĞİŞİM VE BALJON
Ahmet Tahir Dayhan: ÇOCUĞUN NAMAZ EĞİTİMİ İLE İLGİLİ BİR HADİS TAHLÎLİNİN TAHLÎLİ
Nihat Dalgın: SOSYAL DEĞİŞİM VE İSLAM HUKUKU
Ejder Okumuş: TANZİMAT HAREKETİ'NE MUHALEFET
Yusuf Ziya Keskin: BUHÂRÎ'NİN et-TÂRÎHU'L-KEBÎR'İNE YÖNELİK TENKİTLER
Ahmet Bostancı: ÜRDÜN AHVÂL-İ ŞAHSİYE (HUKÛK-I ÂİLE) KANUNLARINDA OSMANLI TESİRİ
Doğan Kaplan: FUAT KÖPRÜLÜ’YE GÖRE ANADOLU ALEVİLİĞİ
Ahmet Erkol: EŞ‘ARÎ DÖNEMİ ARAP DÜŞÜNCE BİÇİMİ VE EŞ‘ARÎ DÜŞÜNCESİNDE ŞÂFİÎ’NİN ETKİSİ
Bernard Weiss Çeviri: Menderes Gürkan: İSLAM HUKUKUNDA YORUM: İCTİHÂD TEORİSİ
Dr. Norman Calder Çeviri: Muammer İskenderoğlu: İSLAM ORTODOKSLUĞUNUN SINIRLARI
Hasan Hanefî Çeviri: Fethi Ahmet Polat: “EDEBÎ FORMLAR TARİHİ” EKOLÜ [AHDİCEDİT HERMENÖTİĞİNE GİRİŞ]
 
ARAŞTIRMA NOTLARI:

Celaleddin Çelik: KURUMSALLAŞMA VE CEMAATLEŞME ARASINDA GÖÇMEN KİMLİĞİ

 
NOSTALJİ:

Mustafa Özel: MİDHAT PAŞA’NIN BESMELE VE FÂTİHA TEFSİRİ

  makaleler


ÜRDÜN AHVÂL-İ ŞAHSİYE (HUKÛK-I ÂİLE) KANUNLARINDA OSMANLI TESİRİ

Ahmet BOSTANCI

1917 tarihli Osmanlı Hukuk-ı Aile Kararnamesi’nin Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı hakimiyetinden çıkan diğer bazı ülkelerde belirli bir süre daha yürürlükte kalmaya devam ettiği ve bu ülke kanunlarına olan etkisi genel olarak bilinen bir husus olmakla birlikte bu tesirin boyutlarının net olarak ortaya konması için tafsilatlı araştırmalara ihtiyaç vardır. Bu çalışmada, kararnamenin Ürdün’de aile hukuku (daha sonraki adıyla ahval-i şahsiye) alanında çıkarılan kanunlara ne gibi etkilerinin olduğunun tespitine çalışılmaktadır. Bu amaçla, Osmanlıdan günümüze, Ürdün’de aile hukuku alanında yapılan bütün düzenlemeler incelenmekte ve kararnamenin Ürdün’de yürürlükte kalma süresi ile ilgili olarak daha önce bir kısım müellifler tarafından ortaya konulan değerlendirmelerin tümüyle isabetli olmadığı ortaya konulmaktadır.

Ürdün yaklaşık 400 yıl Osmanlı hâkimiyeti altında kalmış bir Orta Doğu ülkesidir. Bu uzun birliktelik dolayısıyla dil, hukuk, sanat gibi pek çok alanda her iki toplumun birbirlerinden etkilenmeleri son derece tabiîdir. Biz bu yazımızda hukukun belirli bir bölümündeki etkileşme üzerinde duracağız. Bu da 1917 tarihli Hukûk-ı Âile Kararnâmesi’nin Ürdün’de aile hukuku (daha sonraki adıyla ahvâl-i şahsiye) alanında çıkarılan kanunlara ne gibi etkilerinin olduğunun tespiti şeklinde olacaktır. Hemen belirtelim pek çok Ürdünlü müellif, 1947’de 26 sayılı Hukûk-ı Âile Kanunu çıkana değin Osmanlı Hukûk-ı Âile Kararnâmesi’nin Ürdün’de uygulanmaya devam ettiğini söylemektedir.[1] Bazı kaynaklarda da kararnamenin bazı değişikliklerle 1951 yılına kadar yürürlükte kaldığı bilgisi yer almaktadır.[2] Ancak bu bilgiler tam olarak doğru bir hükmü yansıtmamaktadır. Konuyla ilgili kesin bir yargıya varabilmek için Ürdün’de bu alanda yapılan bütün düzenlemelerin incelenmesi gerekmektedir. Aşağıda bu incelemeyi yaparak HAK’nın Ürdün’de icra ettiği tesirleri net bir şekilde ortaya koymaya çalışacağız.

I. Osmanlı Hukûk-ı Âile Kararnâmesi

8 Muharrem 1336/25 Ekim 1917 tarihli Hukûk-ı Âile Kararnâmesi (kısaca HAK) hem Osmanlı Devleti’nde ve hem de İslam ülkelerinde İslam Aile Hukuku sahasında ilk kanun olması ve sahasında köklü yenilikleri taşıması bakımından son derece önemli bir kararnamedir.

HAK, dört sünnî mezhebin esaslarından istifade edilmek suretiyle yapılmış olup gayrimüslim tebaanın evlenme ve boşanmaları da kendi dinlerinin esaslarına göre tanzim edilmiştir.[3]

Kararname, iki kitap ve 157 maddeden meydana gelmektedir. Birinci kitap “Münâkahât” başlığını taşımakta ve 6 bâba ayrılmaktadır. Bâblar da kendi aralarında fasıllara ayrılmış durumdadır. İkinci kitap “Müfârakât” hakkındadır ve 3 bâba ve bunlar da kendi içlerinde fasıllara ayrılmıştır. Son kısımda da mevâdd-ı şettâ (çeşitli hükümler) başlığını taşıyan bir kısa bölüm yer almaktadır.

Kararnamenin en önemli özellikleri ve getirdiği yenilikler şunlardır: Kararname, İslam ülkelerinde alanındaki ilk kanundur. Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Musevîler hakkında ayrı hükümler getirmiştir. Hanefî mezhebine bağlı kalma geleneğinden ayrılarak diğer mezheplerden istifade yolunu açmıştır. Osmanlı Devleti’nde kazâî birliği temin etmiştir. Evlenme ve boşanmada devlet kontrolü getirmiştir. Bazı durumlarda kadına kocasından tefrîk hakkı vermiştir. Kadının kocasının monogam kalmasını şart koşabileceğini kabul etmiştir. Evlenme yaşına alt sınır getirmiştir.[4]

Kararname uzun müddet uygulanma şansı bulamamış ve 20 ay gibi kısa bir süre mer’iyette kaldıktan sonra çeşitli baskılar neticesinde 18 Haziran 1919 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.[5]

Kararname daha önce de zikredildiği üzere, İslam ülkelerinde aile hukuku alanında yapılan ilk kanundur. Mısır’daki bazı münferit düzenlemeler bir tarafa bırakılırsa, kararnameden sonra uzun süreler bu sahada ikinci bir kanun ortada görünmemiştir. Bu bakımdan kararname uzun seneler sonra bu sahayı kanunlaştırmak isteyen devletlere en azından örneklik etmiştir denebilir.[6]

Kararnamenin tesiri vakıası daha ziyade Ortadoğu ülkeleri için söz konusu olmaktadır. Zira bu ülkeler umumiyet itibarıyla Osmanlı Devleti’yle aynı hukuk ekolüne sahiptir. Üstelik bu ülkelerden bir kısmı kararnameyi uzun müddet tatbik etmiş, bir kısmı da Osmanlı Devleti’nin bir parçası olarak bu devlet ve onun hukuk sistemi içerisinde yaşamışlardır.[7]

Bu ülkeler içinde Ürdün, kararnamenin en fazla tesirinde kalan ülke olarak görünmektedir. Nitekim, Velidedeoğlu, Ürdün kanununu Osmanlı ve Mısır kanunlarının bir sentezi olarak değerlendirmektedir.[8] Bu durum, aşağıda Ürdün’de bu alanda yapılan kanunî düzenlemeleri HAK ile karşılaştırmalı olarak incelediğimizde net olarak karşımıza çıkacaktır.

II. Ürdün’de Yayımlanmış Aile Hukuku (Ahvâl-i Şahsiye) Kanunları ve HAK’dan Etkilenme Durumları

Ürdün’de Osmanlı yönetimi sonrasında günümüze değin 4 tane hukûk-ı âile (en son kanundaki ismiyle: ahvâl-i şahsiye) kanunu yayınlanmıştır. Bunlar: 1) 1927 Tarihli Hukûk-ı Âile (Nikâh ve İftirâk) Kanunu, 2) 1947 Tarihli 26 Sayılı Hukûk-ı Âile Kanunu, 3) 1951 Tarihli 92 Sayılı Hukûk-ı Âile Kanunu, 4) 1976 Tarihli 61 Sayılı Ahvâl-i Şahsiye Kanunu.[9]


[1] Bk. Muhammed Mahmûd Muhaylân, el-Kazâ eş-şer’î fi’l-Ürdün, Amman 1994, s. 15; Abdülfettâh Ayiş Amr, el-Karârât el-kazâiyye fi'l-ahvâl eş-şahsiyye, Amman 1990, s. 2; Ahmet Saîd Mılhım, eş-Şerhu't-tatbîkî li kânûni'l-ahvâl eş-şahsiyye el-Ürdünî, Amman 1998, s. 13.

[2] M. Akif Aydın, İslam-Osmanlı Aile Hukuku, İstanbul 1985, s. 226.

[3] Halil Cin, İslam ve Osmanlı Hukukunda Evlenme, Konya 1988, s. 292.

[4] Aydın, Aile Hukuku, s. 207-217.

[5] Cin, Evlenme, s. 293.

[6] Aydın, Aile Hukuku, s. 227.

[7] Aydın, Aile Hukuku, s. 227.

[8] Bk. Aydın, Aile Hukuku, s. 231.

[9] Bk. Abdullahî A. An-Na’im, İslamic Familiy Law in a Changing World, New York 2002, s. 119.