Araştırma Makalesi

Anlam ve Değer Açısından Kur’an’da Hızır-Mûsâ Kıssasında Çocuğun Öldürülme Meselesi

The Meaning and the Value of the Issue of Murder of the Child in the Story of Khidr and Moses

Öz

Kur’an’da yer alan ilginç ve üzerinde pek çok tartışmanın cereyan ettiği anlatılardan biri hiç kuşkusuz Kehf sûresi 60-82. ayetleri arasında geçen Hızır-Mûsâ kıssasıdır. Bu kıssada çocuğun öldürülme meselesi İslam ilim geleneğinde en çok konuşulan konular arasında bulunup adalet idesi açısından bazı eleştiri ve değerlendirmelere zemin oluşturmuştur. Bu meseleyle alakalı konular İslam tarihinin erken dönemi boyunca Eş’arîlik, Mu’tezile ve Mâtüridîlik gibi kelam ekollerince tartışılan hususlar arasında olmuştur. Buradaki asıl sorun yüce Allah’ın, fiillerinde insandaki adalet tasavvuru ve algısını dikkate alıp almadığı ve eylemlerini buna uygun olarak sergileyip sergilemediği meselesidir. Konunun modern zihinlerde bir yere oturtulmasının ve gereğince kavranmasının kolay olmadığını kabul etmek gerekir. Kelâm ekolleri bu soruna, ya Allah’ın irade ve kudreti veya adaleti ya da hikmet ve adalet dengesi açılarından yaklaşarak izah getirme çabası sergilemişler ve tartışmalarını bu ilkeler ışığında yürütmeye çalışmışlardır. Yine bu mevzu gerek klasik, gerekse modern tefsirlerde çeşitli yönlerden ele alınmaya ve çözümlenmeye çalışılmıştır. Bu tür açıklamalarda, istisnalar bir tarafa bırakılacak olursa meselenin ilahî takdire ve gayb âlemine ilişkin boyutuyla hukûkî/şer‘î boyutunun genellikle birlikte ve iç içe işlendiği, bu durumun da konuyu anlaşılır kılmaktan ziyade daha karmaşık hâle getirdiği müşahede edilmiştir. Bu nedenle olsa gerek, klasik müfessirler bu hususta daha çok, öldürülen çocuğun yaşı ile öldürülme sebebi üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bu yaklaşım biçimi de tarih boyunca çeşitli tartışmalara ve farklı düşüncelerin ortaya konulmasına neden olan bu sorunu anlaşılır kılmaktan ziyade daha karmaşık hâle getirmiş ve bazı soru işaretlerinin artmasına neden olmuştur. Allah’ın kulları ve kâinat üzerinde uygulamaya koyduğu tasarruflarının beşeri tasavvur ve anlayışa göre şekillenen hukûkî bir çerçevenin esas alınarak sınırlandırılmaya çalışılması isâbetli ve makul bir yaklaşım olarak görülemez. Çünkü varlık âlemindeki her şeyin mutlak hâkimi olan ve her şeyin bilgisini elinde tutan Allah’ın fiilleri mutlak hakikatin ifadesidir. Bu konudaki aksi tutum Allah’a eksiklik izafe etmek anlamına gelebilir. Bu noktada Allah’ın bazı fiillerinin ardında yatan sebeplerin gerçek anlamda ne zaman bilinip anlaşılacağının belli olmayışının iyice kavranması hayati bir önem taşımaktadır. Nitekim bu gerçek, Kur’an’da pekçok kez vurgulanmıştır. Hâl böyle olmakla birlikte kimilerince kıssada çocuğun öldürülmesinin insanda var olan adalet duygusunu zedeleyeceği ve Allah’ın mutlak adaletini gölgeleyeceği iddiası ortaya atılmıştır. Bu yaklaşıma göre Allah belirlenmemiş kader gereği insanla ahlakî ilkeler doğrultusunda ilişkide bulunur. Buna karşın söz konusu iddiada Hz. İbrâhîm kıssasında yer aldığı üzere Allah’ın ona çocuğunu kesmesini emretmesi bir problem olarak görülmemiştir. Bu bakış açısı, ilgili olayın Allah insan ilişkisi kapsamında ele alınamayacağı şeklinde gerekçelendirilmiştir. Ne var ki bu görüşün gerçeği yansıttığını söylemek oldukça zordur. Zira bu kıssadan da Allah-insan ilişkisine dair bazı ders niteliği taşıyan mesajların çıkarılması pekâlâ mümkündür. Öte yandan böyle bir yaklaşımın benimsenmesinin arka planında meselenin kelamî bir tartışmanın parçası hâline getirilmek suretiyle çocuğun öldürülme meselesi üzerinde aşırı odaklanılmasının yattığını söyleyebiliriz. Sonuçta bu yaklaşımda bir bütün olarak kıssanın anlaşılmasına yardımcı olacak önemli bazı ayrıntılar göz ardı edilmiştir. Diğer taraftan, kıssadaki bu meseleyi anlamada anahtar rolü oynayacak ifadenin Hızır’la Mûsâ buluştuklarında Hızır’ın “Sen asla benimle beraberliğe sabredemeyeceksin. Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeye nasıl sabredesin ki?” ve ayrılmadan önce “Ben bunu kendi irademle yapmadım” şeklindeki sözleri olduğunu özellikle belirtmemiz gerekir. Böylece bu ifadeleriyle Hızır, Mûsâ’nın beşer aklını aşan birtakım olaylarla karşılaşacağını ve tüm bunların Allah’ın iradesiyle gerçekleşeceğini buluşmalarının en başında dile getirmiş olmaktadır. Kıssadaki bu temel mesaj, bu konuda bütüncül yaklaşımdan uzaklaşılarak gözden kaçırılmıştır. Bu durumda, kıssanın değerlendirilmesinde ortaya çıkan temel yanılgı, tıpkı Hz. İbrâhîm kıssasıyla ilgili değerlendirmede olduğu gibi Hızır-Mûsâ kıssasında da beşer algısının ötesinde bazı mesajların yer aldığı gerçeğinin dikkate alınmamış olmasıdır.
There is no doubt that the child being killed by Khidr in the story of Khidr and Moses in the Qur’ ān surah al-Kahf verses 60 to 82 has been one of the most fascinating and controversial issues and brought about some criticism in terms of the sense of justice. The topics related to this issue had been under discussion by kalam schools like Ash’arites, Mu’tazilites, and Maturidites during the early period of Islamic history. The question here is whether Allah considers the human perception of justice in His deeds and acts accordingly. It should be acknowledged that the comprehension of such an issue by modern mindset is not easy. The schools of thought had approached the matter either from the perspective of Allah’s will and omnipotence or in the light of justice or concerning the balance between wisdom and justice and made discussions in the light of these concepts. This issue had also been addressed by classical and modern exegetes and analyzed from different perspectives. In these statements, with some exceptions, the aspect related to the predestination and unseen world had been blended with the judicial dimension of the issue. Therefore, they generally concentrated on the age of the child and the grounds for his execution. This attitude has made the issue more complex rather and caused several debates and diverse opinions. It is an inaccurate judgment to limit the actions of Allah on His servants and the universe with a legal framework in line with human perception and understanding because the acts and deeds of Allah who has the sovereignty and knowledge of everything in the universe is the absolute expression of the truth. Thinking otherwise would mean ascribing deficiency to Allah. It is vital to realize that the time of recognition of the reason behind some actions of Allah is quite uncertain for humans. This fact has been emphasized in the Qur’ ān numerous times. Nevertheless, some authors maintained that the murder of the child by Khidr in the story would damage the sense of justice in human and overshadow the absolute justice of Allah. According to them, Allah has relations with humans as undetermined destiny within the boundaries of ethics. Despite this, they never saw the story of Abraham as a problematic matter when Allah ordered him to slaughter his son. They did not consider this case as an example of the relation between Allah and humanity. We should realize that these remarks do not comply with reality because some lessons could also be deduced from this story about the relations between Allah and human. We should acknowledge that the motive behind this approach is to focus excessively on the killing of the child by including this issue in the debates of kalam. As a result, the details which will help to understand the story as a whole have been neglected. On the otherhand, the key point to understand the matter in the narrative is the sentence used by Khidr when he warned Moses by saying in their meeting “You certainly cannot be patient with me. how can you be patient with what is beyond your knowledge?” and before they depart “I did not do it of my own accord”. So, through these remarks, Khidr indicated that Moses would face some incidents beyond human intellect and these would happen by the will of Allah. This essential message in the story was dismissed by some people who did not follow a holistic approach in this matter. Thus, the main misconception in dealing with the story is disregarding the fact that certain messages beyond human comprehension exist in the story of Khidr and Moses as was the case with the story of Abraham. Given these points, we will be analyzing the subject in a holistic approach without exceeding the limits of the language used in the story and discover the objectives behind the utterance of the story in the Qur’ ān. In this paper, we presented the views of scholars, evaluated traditional and modern approaches and, discussed the possibility of analyzing the problem in the context of sharia law and kalām. At this point, we assert that we aim by the words meaning and value to identify the basic message that the related topic includes and its functions for audience rather than referring to the philosophical aspect of the issue because it requires further studies. In this study, we have considered the boundaries of the Qur’ānic exegesis as well as taking kalām discussions into account.

Anahtar Kelimeler

Tefsir, Kur’an, Hızır-Mûsâ, Çocuğun Öldürülmesi, Adalet
Tafsir, Qur’ān, Khidr-Moses, Killing the Child, Justice

Detaylar

Sayı
Cilt: 21, Sayı: 1, Yaz 2021
Geliş Tarihi
20.05.2021
Kabul Tarihi
07.07.2021
Yayın Tarihi
30.06.2021
Dergi Bölümü
Araştırma Makalesi

Nasıl Atıf Yapılır

Demircigil, Bayram - Aksoy, Soner. “Anlam Ve Değer Açısından Kur’an’da Hızır-Mûsâ Kıssasında Çocuğun Öldürülme Meselesi”. Marife 21/1, 231 - 252.. https://doi.org/10.33420/marife.903003
Özet Görüntüleme: 23
PDF İndirme: 14

Dosya İndirmeleri

Dosya indirme bilgisi bulunmuyor.