Marife https://www.marife.org/marife Marife Dini Araştırmalar Dergisi tr-TR Marife 2630-5550 <p><a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0/" rel="license"><img style="border-width: 0;" src="https://i.creativecommons.org/l/by-nc-nd/4.0/88x31.png" alt="Creative Commons Lisansı"></a><br>Bu eser <a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0/" rel="license"> Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı</a> ile lisanslanmıştır.</p> Fâil-i Muhtâr Tanrı Anlayışını Ortaya Koymada Bir Argüman Olarak Cevher-Ârâz Teorisi: Cüveynî Örneği https://www.marife.org/marife/article/view/825 Atomculuk nazariyesi âlemdeki birlik-çokluk problemine çözüm bulma sürecinde ortaya atılmış; ancak teori özellikle Antik Yunan’da âlemde bir müdahaleciyi gerektirmeyecek şekilde ortaya konmuş ve ilkeleri de buna göre vazedilmişti. Kelâmcılar bu teoriyi dini düşüncenin bir gereği olarak âlemdeki her bir cüz ile aralıksız ilişki içerisinde olan tanrı anlayışını ortaya koymada bir argüman olarak yeniden formüle ettiler. Âlemin ancak fâil-i muhtar bir tanrı anlayışı ile izah edilebileceğini iddia eden kelâmcılar, bunu cevher-araz teorisiyle mükemmel bir şekilde savundular. Eş'arî kelâmının sistemleşmesinde hatırı sayılır bir katkıya sahip Cüveynî de ne antik düşünürlere ne de Mu'tezileye ait atom düşüncesinin gerçek anlamda fâil tanrı anlayışını ortaya koyamayacağını iddia etmekte ve cevher-araz görüşünü bu ilke üzerinden ortaya koymaktadır. Hüseyin Kahraman Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 9 22 10.33420/marife.519351 Yatırım Vekâleti Uygulamalarında Kârın Tazmini Problemi https://www.marife.org/marife/article/view/826 Tasarrufların yatırıma dönüştürülmesi özel kabiliyet, bilgi ve tecrübe gerektirir. Çağımızda hızla artan teknolojik gelişmeler piyasa ve yatırım araçlarının da gelişerek çeşitlenmesini sağlamış, sermayenin başarılı bir şekilde yatırıma dönüştürülmesinde bireyleri temsil eden aracı kuruluşlar teşekkül etmiştir. Günümüzde özellikle faiz hassasiyeti taşıyan yatırımcılar için alternatif yatırım ürünlerinin geliştirilmesi İslami finans kuruluşlarının (katılım bankaları) en önemli politikalarından biri haline gelmiştir. Bu makale, söz konusu politikalar doğrultusunda İslami finans sektörü tarafından geliştirilen yatırım vekâleti uygulamalarında, banka ve müşterileri arasında gerçekleşen yatırım ilişkisini kâr ve zararın üstlenilmesinde tarafların sorumluluğu açısından ele almaktadır. Mustafa Çakır Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 23 44 10.33420/marife.516459 Vakf/Vasl Halinde “Yâ” Harfinin İsbâtı Veya Hazfi Üzerine Bir İnceleme https://www.marife.org/marife/article/view/827 Kıraat ilmi içerisinde önemli bir yere sahip olan vakf ve ibtidâ’nın konularından biri hazf ve isbâttır. Mushaf hattında bazı harfler kimi zaman yazıda belirtilmekte (isbât) kimi zaman ise hazfedilmektedir. Bu özelliğe sahip olan harflerden biri “yâ” harfidir. “Yâ” harfinin vakf halinde isbâtı ve hazfi konusunda kıraat imamları arasında ihtilaf bulunmaktadır. Mushaf hattından hazfedilen “yâ” harfinin asliyye – gayr-i asliyye olması, isme veya fiile bitişmesi, âyetin ortasında veya sonuna gelmesi noktasında farklılık göstermektedir. Ayrıca “yâ” harfinin hazfedilmesiyle ilgili Mushaf hattına uygunluk, nahiv kuralları, Arap şiiri ve kelamında kullanılması, fâsıla’ya (âyet sonu) uygunluk şeklinde çeşitli temellendirmeler yapılmıştır. Genel olarak hazfedilen “yâ” harfinin fâsıla’ya uygunluk nedeniyle olduğu tespit edilmiştir. Bu durum Arap dilinde çok yaygın olarak kullanılmakta ve Arap şiirleri başka konularda olduğu gibi bu konuda da delil olarak gösterilmektedir. Bu çalışmada vasl ya da vakf halinde sabit olan veya hazfedilen “yâ”ların geçtiği âyetler tespit edilip bu “yâ”ların Mushaf hattında yazılıp yazılmaması konusunda kıraat imamlarının görüşleri zikredilmektedir. Ayrıca lafzî yapısıyla i‘câz olan Kur’an-ı Kerim’in hazf üslubunu kullanmasıyla eşsiz bir ahenk ve ölçüye sahip olduğu ortaya konulacaktır. Nesrişah Saylan Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 45 66 10.33420/marife.551063 Osmanlı Kıraat Eğitiminde Şâz Kıraatler ve Yûsuf Efendizâde’nin Konuya Dair Tepkisi https://www.marife.org/marife/article/view/828 Çalışmamızda, Osmanlı’da okutulan şâz tariklerle Yûsuf Efendizâde’nin bahsi geçen tariklere yönelik eleştirileri ele alınmıştır. Bu meyanda öncelikle genel hatlarıyla Yûsuf Efendizâde’nin hayatı ile şâz kıraatler meselesine değinilip sonrasında Osmanlı kıraat eğitiminde mevcut Kabâkıbî ve Nihâye tarikleriyle ilgili bilgi verilmiştir. Bu kısımda söz konusu tariklere dair malumatın ardından, ulaşılabildiği kadarıyla, ilgili tariklerin kıraat tedrisinden kalkma sebeplerine ve Yûsuf Efendizâde’nin bu konudaki rolüne de değinilmiştir. Makalenin son kısmında ise Yûsuf Efendizâde’nin şâz kıraatlerle alakalı risâlesi bağlamında, cami-mescit ve ders mekânları ile merasimlerde okutulan şâz kıraatlere karşı olumsuz bakış açısı ele alınmıştır. Makalenin amacı, Osmanlı kıraat eğitim müfredatında önceleri mevcutken daha sonra unutulmaya yüz tutmuş Kabâkıbî ve Nihâye tarikleriyle bu tariklerin zamanla tedris edilmeme sebeplerine ve Yûsuf Efendizâde’nin bu husustaki rolüne değinmektir. Ayrıca konuya dair risâlesi bağlamında, onun şâz kıraatlere bakış açısını ortaya koymaktır. Araştırmalar sonucunda Osmanlı kıraat eğitiminde İstanbul ve Mısır tariki gibi yaygın olmasa da Kabâkıbî ve Nihâye tariklerinin de okutulduğu, zikri geçen tariklerin şâz kıraatlerle alakalı olduğu, zamanla birtakım sebeplerle bu tariklerin eğitim müfredatından kaldırıldığı ve Yûsuf Efendizâde’nin de bu hususta rolünün olduğu sonuçlarına varılmıştır. Ahmet Gökdemir Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 67 81 10.33420/marife.553572 Mâtürîdî’ye Göre Kur’ân-ı Kerîm’de Yeminler https://www.marife.org/marife/article/view/829 Kur’ân’da pek çok yemin ifadesi yer almaktadır. Tefsir tarihinin başlangıcından itibaren yazılan muhtelif eserlerde Ku’rân’da geçen yeminlere ilişkin bilgiler verilmesine rağmen konunun etraflıca incelenmediği ve üzerinde yeterince durulmadığı görülmektedir. Buna karşın oldukça erken dönemde yaşamış bir müfessir olan Mâtürîdî, Te’vîlâtü’l-Kur’ân adlı eserinde Kur’ân’da geçen yeminler üzerinde detaylı bir şekilde durmuş, söz konusu yeminlerin nasıl anlaşılması gerektiğine dair açıklamalar yapmıştır. Eserinde yeminleri farklı boyutlarıyla tahlil eden Mâtürîdî, konuyla ilgili bazı temel prensipler zikrederken zaman zaman özgün yorumlar da sunmuştur. Bu çalışma, Mâtürîdî’nin Kur’ân’daki yeminlerle ilgili görüş ve değerlendirmelerini ortaya koymayı hedeflemektedir. Mustafa Cihad Bakkal Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 83 107 10.33420/marife.553303 Yetişkinlerde Mahremiyet Algısının Kaynağına İlişkin Nitel Bir Araştırma https://www.marife.org/marife/article/view/830 Yetişkinlerde mahremiyet algısına kaynaklık eden unsurları anlamayı amaçladığımız bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden görüşme yoluyla gerçekleştirilmiştir. Fenomenolojik desenin kullanıldığı araştırmada amaçlı örnekleme yoluyla belirlediğimiz 12 yetişkinden elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Yetişkinlerde mahremiyet algısı ve mahremiyet algısının kaynağı çalışmanın iki ana temasını oluşturmaktadır. Yetişkinler mahremiyet kavramını kişiye ve aileye özel durum, gizlilik, yasaklılık, dokunulmazlık, izinsiz müdahil olunmaması gereken alan ve korunması gereken şeyler olarak tanımlamıştır. Bir durumu mahrem kılan sebepler dini hükümler ve toplumsal yargılar olarak kendini göstermektedir. Bedenin dokunulmazlığı, cinsellik, karşı cinsle ilişki, ergenlik, evlilik ve aile hayatı, düşünce ve dini inanç mahrem kabul edilen konulardır. Yetişkinlerin mahrem davranışlardan kaçınma sebepleri içsel ve dışsal sebepler olarak temalandırılmıştır. İçsel sebepler özel hayata duyulan saygı, zarar verme/görme korkusu ve kişisel hükümler olarak, dışsal sebepler ise haramdan kaçınma, toplumsal uyum ve anne babaya itaat şeklinde belirlenmiştir. Araştırma sonucunda yetişkinlerdeki mahremiyet algısına kaynaklık eden unsurların kişisel kanaat, aile, toplum ve din olduğu ortaya çıkmıştır. Saadet İder Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 109 122 10.33420/marife.534191 Hanefî Usul Düşüncesinde Emrin Veya Me’mûr Bihin Kaydı Olarak Vakitler (Vakit Teorisinin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme) https://www.marife.org/marife/article/view/831 Vakit, insan hayatında yadsınamaz önemi haiz olan kavramlar arasında yer almaktadır. İslam dini de kimi ibadet ve sorumlulukları vakitle ilişkilendirmiştir. Konunun bu öneminden hareketle İslam hukukçuları da özelde ibadetlerin genelde ise tüm sorumlulukların vakitle irtibat ve ilişki yönü hususunda farklı yaklaşımlar ortaya koymuşlardır. Hanefî fıkıh usulü geleneği incelendiğinde Şâri‘in mükelleften yapmasını istediği şeyin veya mükellefe sorumluluk yükleyen hitabının, belirli bir vakitle sınırlandırılıp sınırlandırılmaması yönüyle bazı taksimler yapıldığı görülmektedir. Konuyla ilgili olarak genelde “geniş vakit”, “dar vakit” ve “müşkil vakit” şeklinde üçlü bir sınıflandırma söz konusudur. Bununla birlikte Hanefî usul âlimleri kendi usul anlayışlarının bir yansıması olarak farklı teoriler ortaya koymuşlar ve konunun anlaşılması için bazı katkılar yapmışlardır. Bu sayede mükellefin sorumluluk alanına giren hususların vakitle irtibat yönünün teorik arka planının sağlam bir şekilde kurgulanmasının amaçlandığı ifade edilebilir. Bu makalede Hanefî usulcülerinin emrin veya me’mûr bihin bir kaydı olması itibariyle vakit çeşitleri hakkındaki yaklaşımlarını ve bu yönüyle vakit teorisinin gelişimine yapmış oldukları katkıları incelemeye çalışacağız. Mehmet Ümütli Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 123 139 10.33420/marife.554090 Maksadın Akde Tesiri Bağlamında Outsourcıng (Dış Kaynak Temini) Uygulamalarının Fıkhî Açıdan Değerlendirilmesi https://www.marife.org/marife/article/view/832 Sanayi ve teknolojinin hızlı gelişimi sosyal, kültürel ve ekonomik alanda büyük değişimlere sebep olmuştur. Üretim anlayışı yerini tüketime bırakınca ticari firmalar tüketim hızına erişmek için yeni arayışlara yönelmiştir. Firmalar rekabet gücünü artırmak, talebe cevap verebilmek ve maliyeti düşürmek gibi nedenlerle dış kaynak teminine gitmek zorunda kalmışlardır. İktisadi alandaki bu gelişmelerin İslâm hukukuna uygunluğunu belirlemek ve bu hususta müteşebbislere rehberlik etme gereksinimi artmıştır. Konunun ilk dönem kaynaklarda, haram faaliyette bulunacak kişi veya firmalara hammadde temini özelinde akitlerde zâhirî irade beyanının yanı sıra maksatlara da itibar edilip edilmeyeceği kapsamında değerlendirildiği görülmüştür. Bu araştırmada klasik kaynaklardaki yaklaşımdan hareketle kötülüğe vesile olma maksadı sebebiyle sedd-i zeria ilkesi bağlamında konunun değerlendirmesi amaçlanmıştır. Buna göre; outsourcing uygulamalarının fıkhî değerlendirmesinde; işletmenin faaliyet alanı, dış kaynak temininin hangi konuda sağlanacağı, firmaya temin edilen dış kaynağın haram faaliyette kullanılıp kullanılmayacağı ve verilecek desteğin işletmenin ana faaliyet alanının bir halkasını oluşturup oluşturmadığının tespiti belirleyici olacaktır. Cemil Liv Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 141 158 10.33420/marife.544000 Hudeybiye Seferi ve Hz. Ömer’in Bey‘atü’r-Rıdvan Ağacını Kestirme Meselesi Üzerine Bir Değerlendirme https://www.marife.org/marife/article/view/833 İslam tarihinin dönüm noktalarından birisi ilk olarak hesapta olmayan bir antlaşma ile sona eren Hudeybiye seferidir. Başlangıçta çok sert bir tutum sergileyen Mekke müşriklerini antlaşmaya mecbur bırakan ve umre maksadıyla düzenlenen bir yolculuğun amaç ve gidişatını değiştiren diğer bir önemli olay ise Hz. Peygamber’e gönülden bağlılığı ifade eden ve bir nevi güven tazeleme anlamı taşıyan Rıdvan Bey‘atı’dır. Altında bu bey‘atin gerçekleştiği ve sonraları “Şeceretü’r-Rıdvan” ismi ile anılan Hudeybiyedeki bir ağaç, ilk dönemlerden itibaren Müslümanların ilgisini celp etmiştir. Konu ile ilgili sahabenin daha sonraları bu ağacı arayıp bulamadıkları şeklindeki rivayetlerin yanı sıra Hz. Ömer’in, aşırı ilgiden dolayı insanların putlaştırmasından korktuğu için onu kestirdiği gibi rivayetler de kaynaklarda yer almaktadır. Belirli bir mekân yahut nesnelere kutsiyet atfetmenin kişiyi itikâdî açıdan problemli noktalara götüreceği meselesinde zikredilen deliller arasında söz konusu ağacın kesilmesi hususunun da sıklıkla zikredildiği görülmektedir. Bu makalede Rıdvan bey‘atinin ön aşaması konumundaki Hudeybiye seferine değinilerek ağacın esilmesiyle ilgili sahih rivayetlere ulaşılması hedeflenmektedir. Kemal Taşkın Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 159 182 10.33420/marife.551074 Sâmiha Ayverdi Romanlarının Değer Eğitimi Açısından İncelenmesi https://www.marife.org/marife/article/view/834 Değerler, bireyin çevresiyle etkileşimi sonucunda içselleştirdiği ve davranışlarını yönlendiren standartlardır. İnsan hayatında belirleyici olan bu standartların kazanılmasına katkı sağlayan eğitim, toplumun kalıcılığını sağlamak için kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması, bireyin kabiliyetlerinin uyandırılması, geliştirilmesi ve ona bilgi ve becerilerin kazandırılması suretiyle bireyin kişilik gelişimine ve topluma karşı sorumluluklarının farkına varmasına yardımcı olur. Bu bağlamda aile, okul, sosyal çevre ve okunan edebi eserlerin değerlerin eğitim sürecine katkısından söz edilebilir. Toplumun kültürel kodlarından mülhem yazılmış hikâye, roman, hatırat vb. gibi eserler, değerlerin öğrenilmesi ve öğretilmesinde önemli bir role sahiptir. Bu makale, 1938 yılından itibaren Türk edebiyatında değerli eserler kaleme alan Sâmiha Ayverdi’nin Batmayan Gün, Ateş Ağacı, Yaşayan Ölü, İnsan ve Şeytan, Son Menzil ve Mesih Paşa İmamı adlı romanlarını değer eğitimine katkısı bağlamında içerik analizine tabi tutarak araştıran bir durum çalışmasıdır. Yapılan değerlendirmelerde değer eğitiminde edebiyatın önemli bir yere sahip olduğu görülmüş, verilmek istenen mesajların, romanlardaki iyi rolü üstlenen kahramanların dilinden akıcı ve etkileyici bir şekilde okuyucuya iletildiği kanaatine varılmıştır. İncelenen romanlarda sevgi, saygı, sadakat, sorumluluk gibi değerlerin ön plana çıkarıldığı, şöhret, gösteriş, şehvet gibi durumların da yerilerek uzak durulması gerektiğine işaret edildiği tespit edilmiştir. Hüseyin Algur Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 183 208 10.33420/marife.518743 Nietzsche’de Yaşamın Olumlanması Üzerine https://www.marife.org/marife/article/view/835 Bu makalede Nietzsche’nin kendi döneminde baskın olan ahlak anlayışlarına eleştirileri üzerinden onun neredeyse tüm eserlerinde mevcut olan yaşamın olumlanması teması ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu tema onun etik açıdan Hıristiyan ahlakına yönelik eleştirilerinde, daha metafiziksel bir zemine sahip olan bengi döngü anlayışında ya da insanın nasıl daha özgün ve kendi olarak yaşayabileceği bir teori olarak okunabilecek olan ünlü Zerdüşt karakterinde görülebilir. Bu yaşama evet diyen tavır Nietzsche’nin tüm felsefi görüşlerinin içine nüfuz etmiştir. Bu makalede de bu yaşama evet diyen tavrın Nietzsche’nin felsefesi içinde ne kadar özsel ve merkezi bir yere sahip olduğu açık kılınmaya çalışılmıştır. İnsanın biricikliği ve insan yaşamının değerinin olumlu anlamda yüceltilmesi fikrinin Nietzsche için ne kadar önemli olduğunun gösterilmesi amaçlanmıştır. Engin Yurt Erdal Yıldız Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 209 224 10.33420/marife.434165 Iraklı Öykücülerden ʻAlî es-Sibâî’nin “Suyûfun Ḫaşebiyyetun” Adlı Öyküsü https://www.marife.org/marife/article/view/836 Batı’da ilk örnekleri verilmiş olan modern kısa öykü, bütün dünyada olduğu gibi başta Mısır olmak üzere Arap dünyasında da büyük bir ilgi görmüş ve bu türde seçkin örnekler verilmiştir. Öykü aynı şekilde Irak’ta da büyük bir ilgi ile karşılaşmış ve yazarlar tarafından başarılı yapıtlar ortaya konmuştur. Mısır ve Lübnan, daha sonra Batı ve Osmanlı etkisinde kalan Irak öykücülüğü sonraki dönemlerde bu etkilerden kurtularak kendine özgü temellerini yavaş yavaş atmaya başlamış ve güzel örneklerini vermiştir. Bu türün Irak’taki temsilcilerinden biri de günümüz öykücülerinden ʻAlî es-Sibâî’dir. Kendine has bir üslûba sahip olan yazar, şu ana kadar on bir öykü kitabı yayımlamıştır. Bu çalışmanın konusunu teşkil eden öyküsü yazarın “Benâtul-ḫâibât” (Umutsuzluğun Kızları) adlı öykü kitabının ikinci öyküsüdür. İlk öyküsü “Ferâis-u bi siyâbi’l-feraḥ” (Mutluluk Elbiselerinin Avcıları) olan eser, 47 sayfadan oluşmuş orta hacimli bir kitaptır. Suyûfun ḫaşebiyyetun (Tahtadan Kılıçlar) adlı bu öyküde özelde Nâṣıriye kenti olmak üzere Irak tarihi ile sonraki dönem arasında bir olay örgüsü bulunur. Öykü, Irak tarihinin bir döneminde (Saddam Hüseyin Dönemi) yapılan -özellikle de kadınlara- zulümleri ele almaktadır. Öyküde birlikte yaşadığı insanlarla adeta bütünleşmiş olan yazar, onların karşılaştıkları zorlukları, ümitsizlikleri gözlemlemiş ve gördükleri zulümleri anlatmıştır. Mevlüt Öztürk Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 225 248 10.33420/marife.551187 Fıkıh Usûlü Bağlamında Eş‘arî’nin Şâfi‘î’ye Muhalefeti https://www.marife.org/marife/article/view/837 Eş‘arî, mütekellim vasfının yanında aynı zamanda usûlî kimliğiyle bilinmektedir. Biyografik çalışmalarda Eş‘arî’nin fıkhî kimliğine ilişkin farklı değerlendirmelerin olduğu görülmektedir. Ancak Eş‘arî, fıkıh usûlünde herhangi bir mezhebe bağlı olmayıp, kendine özgü görüşleri vardır. Binaenaleyh Eş‘arî’nin fıkıh usûlüne ilişkin bazı görüşleri genelde pek çok usûlcünün özelde Şâfi‘î’nin görüşlerinden farklıdır. İşte bu çalışmada Eş‘arî’nin Şâfi‘î’ye veya Şâfi‘î mezhebinin yerleşik görüşlerine muhalefeti ve bu muhalefetin sonuçları ele alınmaktadır. Eş‘arîlik ve Şâfi‘îliğin tarihsel süreçte eklektik bir yapı arz ettiği dikkate alındığında Eş‘arî’nin, Şâfi‘î’ye muhalefetinin, Şâfi‘î mezhebinde fikirsel bir hareketliliğe neden olduğu muhakkaktır. Eş‘arî/Eş‘arîlik kaynaklı olan bu hareketliliğin, Şâfi‘î fıkıh usûlünün gelişimine etkisini ortaya çıkarmayı amaçladığımız bu çalışma, bir noktada fıkıh usûlündeki farklılaşmaya ve değişime işaret etmektedir. Davut Eşit Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 249 264 10.33420/marife.526711 Ebu’l-Kāsım el-Hasen b. Muhammed b. Habîb en-Nîsâbûrî, Ukalâu’l- Mecânîn (Akıllı Deliler) https://www.marife.org/marife/article/view/838 Adnan Arslan Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 265 271 10.33420/marife.529589 İmam Hatip Okullarının Niteliği, Problemleri ve Çözüm Önerileri Çalıştayı, 13-14 Mayıs 2017, Balıkesir https://www.marife.org/marife/article/view/839 Ahmet Ali Çanakcı Telif Hakkı (c) 2019-06-30 2019-06-30 273 279 10.33420/marife.531816